Giriş
(6)

Nasıl güneşlenilmeli?

six packsiz
Merhabalar, açık buğday tenli birisi olarak esmerleşmek istiyorum. Mersin'de bu hafta bir gün haftaya 2 gün güneşlenme fırsatım olacak. Acaba niveanın 15 faktörlü güneş kremini mi kullansam yada aşağıda linkteki şeyi mi kullansam dersiniz?Bir de ne kadar sürelerle yanmadan etmeden güzelce güneşlenme
Merhabalar, açık buğday tenli birisi olarak esmerleşmek istiyorum. Mersin'de bu hafta bir gün haftaya 2 gün güneşlenme fırsatım olacak.
Acaba niveanın 15 faktörlü güneş kremini mi kullansam yada aşağıda linkteki şeyi mi kullansam dersiniz?
Bir de ne kadar sürelerle yanmadan etmeden güzelce güneşlenme işlemini gerçekleştirmeliyim?
0
six packsiz
(09.07.20)
yanmadan nasıl güneşlenicen. 15 ya da 50 faktör tek yaptığı uv ışınları filtrelemek. ne kadar yüksek filtre o kadar az bronzlaşma. onu sürersen iyi bronzlaşırım. şu yağ ile yanmadan bronzlaşırım pazarlama hilesidir.

yanmadan acı çekmeden bronzlaşmak istiyorsan bunun yolu günlük 2 saati geçmeden güneşin yakıcı olmadığı saatlerde güneşlenmek. haliyle bu şekilde olduğunda da süreç 10-15 gün alır.
0
orpheus
(09.07.20)
1-2 gunde zor ama imkansiz degil.
Ben cok acik tenliyim, istakoz gibi olurdum eskiden. Artik yontemi buldum.
Dusuk faktorlu kremi surekli yenileyerek surme - bronzlasma yardim eden (garnier yag 15 faktor iyi mesela) ya da lancaster tan maximizer eger para varsa.

Bir de after sun! Cok onemli.
Guneste yat - golgeye gec - gunese yat - golgeye gec seklinde. Bir de genelde denizde gunesleniyorum (yani su icinde daha guzel yaniliyor bence)
0
kuehles blondes
(09.07.20)
Link göremedim ama havuçlu bir bronzlaştırıcı var, farklı markalarda bulabilirsiniz, onunla çok güzel bronzlaşılıyor.
0
opucuk baligi
(09.07.20)
Linki unutmuşum :/
www.watsons.com.tr
0
🌸six packsiz
(09.07.20)
Koyu kumral tenime 50 faktör sürüyorum, akşam 4-5 ten önce de güneşe çıkmam. 15 faktör bence sadece bacaklar için, gerisi hassas bölgeler
0
delidiyorum
(10.07.20)
secenekler bunlarsa kesinlikle spf15 kremi kullan o diger spf0 yag yerine. bir de evet yarim saat gunes bir saat golge gibi yap.
acele edip saatlerce guneste yatmanin seni erken yaslandirmaktan baska bir artisi yok.
0
hot potato
(10.07.20)
(15)

hiç dizi izlemeyen var mı?

tabudeviren
çevremde herkeste bir dizi merakıdır gidiyor. yok netflix'te şu var, yok bu var.kendime baktığımda ise asmalı konak'tan muhteşem yüzyıl'a, lost'tan game of thrones'a hiçbir diziyi izlemediğimi görüyorum.var mı benim gibi hiç dizi izlemeyen?
çevremde herkeste bir dizi merakıdır gidiyor. yok netflix'te şu var, yok bu var.
kendime baktığımda ise asmalı konak'tan muhteşem yüzyıl'a, lost'tan game of thrones'a hiçbir diziyi izlemediğimi görüyorum.

var mı benim gibi hiç dizi izlemeyen?
0
tabudeviren
(07.07.20)
asmalı konak'ı izledim ama o zamanlar 20 yıl önce yahu, anam izliyordu.

netflix hesabım yok, spotify da yok hatta. rick & mortydir south parktır torrentten iniyor. hatta geçen bir arkadaş "netflix super duper paketi var istiyorsan şifreyi vereyim" dedi de istemedim. çok istesem zaten çoktan kendim girerdim.
0
ron dennis
(07.07.20)
Ben eskiden 20 dakikalık dizinin bir bolumunu bile zar zor bitirirdim; hic odaklanamazdim.

Son 4 5 yıldır kaliteli bütün yapımları izlemişimdir, izlemeye çalışıyorum ve bundan keyif alıyorum.

İzlemeyedigim zamanları tekrar düşününce muhtemelen kafam çok dolu olduğu için dikkatimin dağıldığına ya da o dönemler film/dizi okuması yapmayı bilmememe bağlıyorum. Boş boş izlerdim; alt metinleri irdelemek, düşünmek aklıma gelmezdi.
0
fraise
(07.07.20)
En son Uvey Baba izlerdim Halil Gunesli. Paso film izliyorum, Bergmandan, Kurosawaya bir suru yonetmen bitirdim. Dandik film de izlemem. Kuru kuruya da izlemem, Film oncesi sonrasi epey okuma yaparim konu hakkinda, elestirisinden alt metinlere. Atiyorum Aguirre Tanrinin gazabi filmi. Bu film izleyip kuru kuru gecilmez, ispanyol somurgeciler, Hernan Cortes, konquistador kavrami falan bir suru sey var. Diziye onlarca bolum emek vermeyi dogru bulmuyorum. Ha tum baba yonetmenler biter, diziye baslanir.
0
neverletyougodown
(07.07.20)
En son behzat c izledim. Onu da TV de yakalarsam. Kaçan bölümü kovalamadim. Finale kadar da izlemedim. 70lerde filan bıraktım. Çocukken sidika'yi çok severdim. İzlediğim başka dizi hatırlamıyorum. Aaa yukarıda yazmışlar. Üvey babayı izlerdik.
0
allah yazdiysa bozsun
(07.07.20)
Bu arada devam edeyim. Film de izlemem. Müzik de dinlemem. Heykeli saçma buluyorum. Resim filan zaten yok. Sanat düşmanıyım galiba
0
allah yazdiysa bozsun
(07.07.20)
Sana motivasyon veren farklı hobilerin vardır, dünyadaki tek eğlence Netflixten dizi izlemek değil bu yüzden aman aman çok şey katmiyor işte maksat zaman geçsin.
0
olaylar olaylar
(07.07.20)
Ben izlemiyorum :) çünkü çok sıkıcı, uzun sürüyor ve yapacak daha verimli işlerim oluyor.
0
superfluid
(07.07.20)
ses olsun diye kurtlar vadisi açıyorum ikinci monitöre
0
beyaz power ranger
(07.07.20)
ben hic izlemiyorum acikcasi zamanim yok. yani zamanimla asiri acayip seyler yaptigimdan degil ama yok iste ekstra dizi izleyecek bosluk.
0
hot potato
(07.07.20)
Valla virüsten önce Yasak Elma ve Babil vardı, onları izliyordum. Tatile girince yenilere başlamadım. The Walking Dead izliyordum, onu saçmaladılar bayağı 10. sezonda kaldı öyle. Öyle dizi, film manyağı değilim zaten. Oyunlara takıldığım için onlara zaman ayırmıyorum.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(07.07.20)
Güncel dizi izlemiyorum.
Himym ve friends i izlemiştim. Baştan sona izlediğim tek diziler. Bir de yedi numara.

Lost, prison break, lie to me falan yarım bıraktım. Got ve true detective in sadece ilk bölümlerini izledim. Sanırım üç tane de anime bitirdim iki sezonlu. Daha uzun olan hiç bir animeyi bitirmedi.
0
biseysorcaktim
(07.07.20)
Corona öncesi Yasak Elma ve Bir Zamanlar Çukurova izliyordum. Bir süredir annem yanımda olduğundan ondan bulaştı.
Onlar kesintiye uğradıktan sonra hiç merakım olmadı. Gelip de anlatmıyorlar mı, şu dizi var bu dizi var, aman çok güzel vs. Bana ne?
0
pro9it9is9
(07.07.20)
Hiç ama hiç bir diziyi izlemiyorum.
0
Erva
(07.07.20)
Biterken behzat ç izlemiştim. Dizilerle aram yok, gerçi filmlerle de öyle... TV açmıyorum.
0
balik kraker
(07.07.20)
ben de hiç izlemem , belgesel izlemeyi tercih ederim birçok dizi ve filmlerden daha güzel belgeseller var film tadında mesela aklıma gelen dubrovnik sanırım 5-6 bölümde yayınlandı viasat kanalında , arka plan müzikleri de muhteşemdi .
saydığın dizilerin sadece isimlerini biliyorum arkadaş sohbetlerinden ama hiç merak etmedim.
0
devilone
(07.07.20)
(6)

Kıyafet alışverişi ve virüs

aramızda kalsın
Sorum, "maske takmak istemiom, hava çoh sıcah, ne anlamı var ki, pöfff" vb. diyenlerin aksine gerçekten önlem almaya gayret ve hassasiyet gösterenlere.Bu süreçte nasıl alışveriş yapıyorsunuz? İhtiyacım var ama mağazaya girmeye bile çekinir oldum. Bir ürünü benden önce yüz kişi ellemiş oluyor bir gün
Sorum, "maske takmak istemiom, hava çoh sıcah, ne anlamı var ki, pöfff" vb. diyenlerin aksine gerçekten önlem almaya gayret ve hassasiyet gösterenlere.

Bu süreçte nasıl alışveriş yapıyorsunuz?

İhtiyacım var ama mağazaya girmeye bile çekinir oldum. Bir ürünü benden önce yüz kişi ellemiş oluyor bir günde ve dokunmak bile istemiyorum. İnternetten bir şey satın almaya bu konuda sıcak bakmıyorum.

Tahmini uygun bedeni alıp evde bir hafta bekletip denemek ve içlerinden uymayan varsa o şekilde iade etmeyi düşünüyorum. Biraz uğraştıracak beni bu. Daha iyi, "önlem" içeren bir tavsiyeniz varsa dinlemek isterim. Siz bu dönemde nasıl giysi alışverişi yapıyorsunuz?
0
aramızda kalsın
(06.07.20)
korona sürecinde ayakkabıyı internetten aldım. numarada bir sıkıntı çıkmadı. kıyafet ihtiyacım yok. evde bedeni bildiğiniz markadan, aynı bedende internetten alınabilir. daha önce mağazada denemeye üşendiğim için pantalonu aynı şekilde yaptım. ilginç bir şekilde aynı model aynı beden 2 üründen biri oldu biri olmadı. bu tarz şeyler olabiliyor tabi. internetten alıp iade etmeniz muhtemelen daha az uğraştırıcı olur dediğiniz yönteme göre.

tavsiyem şu olur, erken saatte gidin. mağaza açılır açılmaz gidin. 10 da kapanıyor diyelim avmler, sabah 10da açılıyor, avm dışı mağazalar da aşağı yukarı böyledir. en azından 12 saat geçmiş olur son dokunan üzerinden. pantolon gömlek şeylerde risk daha az yüze değmiyor. ama t-hsirt vs daha riskli tabi. kolonya götürün elinizi sık sık temizleyin. nispeten daha sakin avm/mağaza tercih edebilirsiniz.
0
ceketimi alip cikcam
(06.07.20)
"gerçekten önlem almaya gayret eden ve hassasiyet gösteren" gruptan biri olarak kiyafet almiyorum. "ihtiyac" kelimesinin gercek anlamini dusunursek boyle bir durumda kiyafete nasil ihtiyacim olabilir ki? kislik mont haricinde 5-6 sene hic alisveris yapmasam elimdeki kiyafetlerle rahat gotururum.
0
hot potato
(06.07.20)
Arkadaslar dokunarak kapilmiyor korona.
Dokunduktan sonra elinizi agziniza-yuzunuze-gozunuze goturmuyorsaniz 100 kisi dokunsa da fark etmez.
O yuzden ben anlamiyorum. Maske olacak zaten yuzunuzde, yaninizda el dezenfektani da tasiyorsunuzdur.
Sorun nerede, bilemedim.

Ama kabinde denemek istemezseniz anlarim, o yuzden magazada begenip (ya da magazayi denklemden cikarip) internetten soyleyin. Iade konusu da sikinti olmaz boylece.
0
kuehles blondes
(06.07.20)
zaten mağazaya gitseniz bile bütün kabinler kapalı, kıyafet vs.. denetmiyorlar.

dolayısıyla internet alışverişi + 1
0
benaslinda
(06.07.20)
Öncelikte şunu söylemek istiyorum, birisi 5-6 yıl alışveriş yapmasam da kıyafetlerim yeter diyosa yeteri kadar kıyafeti vardır. Yani zamanında fazlasıyla/yeterince alışveriş yapılmış demektir ve en önemlisi bu övünülecek bir şey değildir. Allah aşkına boş övünmelerde vazgeçin artık.

Duyuru sahibinin sorusuna gelince 5 ay sonra ilk defa bazı ihtiyaçlarım için avmye gittim. İmkanım olduğu için hafta içi gittim. Nispeten bomboştu. Doğal olarak insanlar hala korkuyorlar. Maskemi hiç çıkarmadım. Maskeme el sürmedim. Elim istemsiz maskeme gidince hemen değiştirdim. Zaten her ama istisnasız her mağazanın girişinde dezenfektanlar mevcut. Kalabalık gördüğüm mağazaları es geçtim. Rahatça alacaklarımı aldım ve çıktım. Eve gelince tüm kıyafetlerimi attım yıkadım. Elimi yüzümü yıkadım. Bitti gitti.

Evet deneme kabinleri kullanılmıyo. Bu iyi bir şey. Siz de alıp evde 3-4 saat havalandırıp deneyip olmayanları iade edebilirsiniz.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(06.07.20)
Bu arada İstanbul’daysanız akasya avm nin klimalarını dış üniteye bağlamışlar. Hava sürekli dışardan sirküle oluyor. Orayı veya açık hava avmlerini tercih edebilirsiniz.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(06.07.20)
(3)

instagram beğeni geri çekme bildirimi

borçlar kanunu
böyle bir şey gördüm arkadaşlar, kınandım falan. nedir bu program? instgramın kendi özelliği dğeildir heralde
böyle bir şey gördüm arkadaşlar, kınandım falan. nedir bu program? instgramın kendi özelliği dğeildir heralde
0
borçlar kanunu
(02.07.20)
uygulamayi bilmiyorum belki internete yazinca cikar ama kesinlikle instagramin kendi ozelligi degil.
0
hot potato
(02.07.20)
beğendiğinde karşıya bildirim düşüyor fakat beğeniyi geri çektiğin için fotoğrafa girdiğinde beğeni görünmüyor. bu da stalkladığının bir tür kanıtı olmuş oluyor.
0
marlonbranda
(02.07.20)
3. parti instagram programları veya android telefonlarda modlanmış instagram programı kullanıyodur, ben de modlu instagram kullanıyorum kimin storylerine baktığım gözükmesin ve resim&video kolay indirebilmek için. benimkinde like takibi yapmıyor, ama unfollow takibi yapıyor.
0
nahtoderfahrung
(02.07.20)
(5)

Koşmak vs bisiklet sürmek

burty
Her gün saat 22.00'de 30 dakika koşuyorum. Tişörtümü çıkardığım zaman hemen hemen yarısı terden ıslanmış oluyor.Bir hafta önce bisiklet aldım. 10 dakika sürünce tişörtümün neredeyse tamamı terden ıslanıyor.Bisiklet sürmek koşmaya göre daha mı çok efor sarfettiriyor? Koşmak sanki daha fazla kası çalı
Her gün saat 22.00'de 30 dakika koşuyorum. Tişörtümü çıkardığım zaman hemen hemen yarısı terden ıslanmış oluyor.

Bir hafta önce bisiklet aldım. 10 dakika sürünce tişörtümün neredeyse tamamı terden ıslanıyor.

Bisiklet sürmek koşmaya göre daha mı çok efor sarfettiriyor? Koşmak sanki daha fazla kası çalıştırıyor gibi geliyor bana.

Koşmaya mı ağırlık vereyim bisiklet sürmeye mi?Bu işlerden anlayan arkadaşlar tecrübelerini ve bildiklerini paylaşabilir mi?
0
burty
(02.07.20)
ilginc. ben her gun bisikletle 25-30 dakika ofise gidiyorum (covid oncesi diyelim), hava asiri sicak degilse ciddi bir terleme yasamiyorum, yorulma hic yasamiyorum.

ama 10 dakika kosamam mesela.
0
hot potato
(02.07.20)
vitesle alakalı bir durum olabilir mi? vites artırdıkça sürüş daha çok zorlaşır ve her pedal itişte efor daha çok sarfedilir.

ya da bisiklet sürerken sırtınızda çanta varsa o da çok terletir. özellikle sırtım yamyaş oluyor.
0
elektr10
(02.07.20)
Gece 10'da koşuyormuşsunuz. Bisikleti de aynı saatlerde ve aynı yolda mı kullandınız? Bisiklet çok terletir, çok kalori yaktırır, bu doğru ama koşu kadar olmaz. Bisikletle düz yollarda pedal çevirmediğiniz, enerji harcamadığınız süreler olur. Koşuda sürekli enerji harcarsınız. Arada mutlaka başka değişkenler olmalı.
0
samterk
(02.07.20)
Ben bir makalede okumuştum, eğer yağ yakmaya çalışıyorsanız tempolu yürüyüşü tercih edin diyordu.

Sebebi, vücut koşarkan acil olarak enerjiye başvurduğu için direkt karbonhidrat yakımına başlıyormuş (%80 karbonhidrat, %20 yağ).ama tempolu yürüyüşte vücut gerekli enerji için yağ depolarına gidermiş çünkü gerekli enerjiyi öngörebiliyormuş (%80 yağ,%20 karbonhidrat).

Mesela ben uzun mesafe koşuyorum, eğer koşudan belli süre önce karbonhidrat yüklemesi yapmazsam koşunun yarısında pilim bitmiş oluyor. Araştırmayı bu şekilde kendi vücudumda doğrulayabiliyorum.

@Angelus daha bilgili bu konuda. son noktayı gelip koyacaktır :D
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(02.07.20)
@elektr10 hafif vitesle başlıyorum hızlandıkça ağırlaştırıyorum. Çanta kullanmıyorum.

@samterk evet bisikleti de akşam 10'da sürüyorum.

Uzun zamandır koşuyorum, kaslarım kısmen koşuya alışkın. Bisikleti yıllar yıllar sonra ilk defa kullanmaya başladım. Sanırım bu yüzden daha fazla efor sarf ediyorum. Yaptığınız yorumlardan başka sonuç çıkaramadım. En mantıklı cevap bu gibi duruyor. İlginiz için teşekkürler.
0
🌸burty
(02.07.20)
(1)

throw into passive'i ?

eyeinthesky
psyhcologist recently showed that rats fed a high-sugar diet were, when the sugar was removed, thrown into a state of anxiety smilar to that seen in withdrawal from morphine or nicotine.burada throw into'yu passive olarak kullanması çok saçma değil mi?bir de fed'den sonra with olması gerekmiyor mu?
psyhcologist recently showed that rats fed a high-sugar diet were, when the sugar was removed, thrown into a state of anxiety smilar to that seen in withdrawal from morphine or nicotine.

burada throw into'yu passive olarak kullanması çok saçma değil mi?
bir de fed'den sonra with olması gerekmiyor mu?
0
eyeinthesky
(30.06.20)
iki soruna da cevabim hayir.

birinciyi neden tuhaf buldugunu anlamadim
ikincisi ise with olsaydi kesinlikle yanlis olurdu. feed someone something.
0
hot potato
(30.06.20)
(12)

Ne durumdasınız, önlemleri biraz gevşettiniz mi? / Pandemi hk

KUCO
İnsanlarla bir araya geliyor musunuz artık? Eve akraba eş dost geliyor mu? İnsanlarla bi şekilde temasınız normale yakınsadı mı?
İnsanlarla bir araya geliyor musunuz artık? Eve akraba eş dost geliyor mu? İnsanlarla bi şekilde temasınız normale yakınsadı mı?
0
KUCO
(27.06.20)
Eve kimse gelmiyor, ben de kimsenin evine gitmiyorum. Sadece açık havada buluşuyorum insanlarla. Market dışında kapalı alana girmiyorum. Sık el yıkama, dışarıdayken elleri dezenfekte etme gibi şeylere eskisi gibi devam ediyorum.
0
fotrsapka
(27.06.20)
kesinlikle hayir. herhangi bir degisiklik yok genel olarak.
0
hot potato
(27.06.20)
marketten aldığım eşyaları bekletirdim 24 saat, sadece onda gevşeme var. 1 saat sonra kullanmaya başlıyorum.
0
xrated
(27.06.20)
Normale cok yakinim. Saldim artik. Maskemi takiyorum her yere gidiyorum.
0
matilda
(27.06.20)
arkadaşlarla bir araya geliyoruz.
dışarıda yemek yiyorum. açık alan arıyoruz tabi.
maske hariç büyük oranda normale döndüm.
0
antikadimag
(27.06.20)
Yakin cevremle görüşmeye başladım. Kapalı ortamlara girmiyorum ama açık havalarda yemek yiyorum.
0
pass
(27.06.20)
maske mesafe uyarak normale döndüm.
0
hayaletimsi
(27.06.20)
Hiç ara vermemiştim ki. Artık dışarıda falan da buluşabiliyoruz güzel oldu.
0
catch the arrow
(27.06.20)
Maske + mesafe devam.
0
black holes in the sky
(27.06.20)
maskemi takıyor ve sosyal mesafe kurallarına uyuyorum ama bunu da sadece diğer insanlar için yapıyorum. şu noktadan sonra bana bulaşmış beni öldürmüş gerçekten umrumda değil, bıktım. tamam yaşamak güzel falan ama bu kadarı fazla geliyor bana kardeşim robot gibi yaşayacaksak gereği yok öldürüyosa öldürsün napiyim yani yeter, kendi adıma saldım tamamen umrumda değil. tek derdim ben hastaysam başkasına bulaştırmayayım, gerisini umursamıyorum.
0
der meister
(27.06.20)
Okul olmadığı için normal hayatıma pek dönemiyorum ama elimde olsa dönerim. Maskeyi de zorunluluktan takıyorum.
0
owaki
(27.06.20)
Decathlondan 2 sandalye bir masa aldım, park bahçe'de takılıyoruz. Birşey yiyeceksek paket yaptırıp yine bahçede vs. yemeye çalışıyoruz. Maske ve açık havaya devam. Umarım kış gelene kadar biter. Yazın iyi de, soğukta ne yaparız bilmem.
0
tss
(28.06.20)
(4)

Bisiklet seçimi konusunda yardım

transleta
20 yıldır falan aynı bisikleti kullanıyorum ve son gelişmelerden, ilk gelişmelerden, hiçbir gelişmeden haberimin olmadığını fark ettim. Yol, dağ, hibrid, bir sürü bisiklet türü varmış ve hangisi nedir, hangi amaca hizmet eder, hiç bilmiyorum. Yeni yeni markalar var. Kullanım amacımı ve fiyat aralığı
20 yıldır falan aynı bisikleti kullanıyorum ve son gelişmelerden, ilk gelişmelerden, hiçbir gelişmeden haberimin olmadığını fark ettim. Yol, dağ, hibrid, bir sürü bisiklet türü varmış ve hangisi nedir, hangi amaca hizmet eder, hiç bilmiyorum. Yeni yeni markalar var. Kullanım amacımı ve fiyat aralığını söylesem, marka/model ve tür tavsiye edebilir misiniz?

Çoğunlukla sahilde ve şehir içi trafiğinde maksimum 20 km mesafe içerisinde kullanılacak. Ufak tefek hoplama-zıplamaya, kaldırımlara sıçrayarak çıkmaya (bazen de çıkamamaya), hafif hırpalanmaya gelebilecek, mümkün olduğunca hafif (mevcut bisikletim 16 kg) ve maksimum 2000 tl bir bisiklet arıyorum.

ayrıca anadolu yakasında hesaplı ve iyi bir bisiklet tamircisi önerebilirseniz sevinirim. şimdiden teşekkürler.
0
transleta
(27.06.20)
yol bisikleti, uzun mesafeler icin, yaris bisikletlerine benzer ozelliklere sahip. hafif, ince lastikler falan. posturu bayagi asagida. yani gundelik kullanim icin degil pek, ozellikle turkiye'de.

genelde dag bisikleti adi altinda satilan seyler normal yolda surmek icin fazla abartili, gerek lastikler gerek her yerde suspansiyon falan. ciddi arazi icin yapilmis seyler.

hibrid denen bisikletlere bak. hem bindiginde durusun gorece olarak dik olsun hem de lastikler gorece kalin olsun. ama mesela onde suspansiyon gereksiz sehir icinde.

bunlarin haricinde en onemli nokta size olarak sana uygun olmasi.
0
hot potato
(27.06.20)
Ben sana satayım 5 yıldır duruyo depoda. Büyük baya. Vitesli. Ufak bi tamirattan geçse rahat edersin. Rengi de mavi.
0
The Student
(27.06.20)
Kron tx100 kullaniyorum ben. Bayagi memnunum onerebilirim.
0
matilda
(27.06.20)
Katlanabilirm sakın almaa
0
chemnil
(27.06.20)
(1)

2 cümle

9kuyruklukedi
bu iki cümleyi anlamama yardımcı olur musunuz? kedi çiftleştirme melezleme işlerinden anlamadığım için bu kısmı anlamadım:Since the mother to one litter was a black domestic, extensive outcrossing with shorthair black domestic cats began. With time, it was determined that the gene was recessive, and
bu iki cümleyi anlamama yardımcı olur musunuz? kedi çiftleştirme melezleme işlerinden anlamadığım için bu kısmı anlamadım:

Since the mother to one litter was a black domestic, extensive outcrossing with shorthair black domestic cats began. With time, it was determined that the gene was recessive, and to continue to reduce genetic inbreeding, more outcrossing with the black domestic cats was done.
0
9kuyruklukedi
(26.06.20)
litter = {i} bir seferde doğan yavru grubu (turkce'de tek bir kelimeyle karsilgi yok bildigim kadariyla)

litter'lardan birinin annesi black domestic oldugundan, shorthair black domestic kedilerle hummali bir ciftlestirme/caprazlama calismasi basladi. Zamanla o genin cekinik oldugu buldundu ve genetik olarak ayni soydan ciftlesmeyi (akraba evliligi) azaltmak icin black domestic kediler ile daha fazla ciftlestirme/caprazlama yapildi.
0
hot potato
(27.06.20)
(7)

ingilizceyi nasıl ve ne kadar sürede öğrendiniz?

avatar is back
kurs? yurt dışında? videolar? kitaplar? ve ne kadar sürede?
kurs? yurt dışında? videolar? kitaplar? ve ne kadar sürede?
0
avatar is back
(25.06.20)
Evde Linguaphone setiyle başladım
Aralıklarla 4 yıl kursa gittim
İnternette yabancı siteleri çok gezdim
Yabancıları evimde ağırladım
0
kaset
(25.06.20)
eskinin anadolu liselerinde, 5 yıllık ilkokul sonrası hazırlıkla başladım. sonra internet geldi türkiye'ye. o arada yabancı bir manitam oldu.
0
co2s2
(25.06.20)
Engvid izleyip gramer çalışıp Couchsurfing toplantılarında pratik yaparak 1 yılda B2. Üstünden dört beş yıl geçmesine rağmen aktif öğrenmeyi durdurduğum için hâlâ B2-C1 arasındayım.
0
le jeune turc
(25.06.20)
Liseden beri dizi-oyun-müzik üçgeni ile biraz kendiliğinden oldu diyebilirim.

Şarkı dinleyip çevirisine bakmak ve oradaki ifadeleri öğrenmek çok faydalı.
Friend, HIMYM gibi dizilerde ise hem izlemek zevkli hem de gündelik konuşma ve tavırlara aşina olunuyor, telafuzlar cabası.

Kendi adıma dili gerçekten öğrenip iletişim kurabilmek için hayatın bir rutini haline getirmek gerektiğini düşünüyorum. Zevk alınan aktiviteler ile birleştirerek mümkün olduğunca çok vakit geçirmek. Sonuçta yeni doğan çocuk da sesleri tekrar tekrar duyarak öğreniyor konuşmayı.
0
Novice
(25.06.20)
lisede tömere gönderdiler, temeli orda aldım, kendime güvenimi hiç kaybetmedim, arada yaklaşık 10 yıl hiç kullanmadım sonra iş mecburiyeti sebebiyle aktif kaldı. kullanıldıkça unutulmuyor. sürekli kullanmak lazım.
0
benaslinda
(25.06.20)
universite hazirlikta ogrendim (1 sene, haftada 5 gun ders). Onun sonrasinda universite ilk 2 sene uzerine koymaya devam ettim her gun.

"kurs? yurt dışında? videolar? kitaplar?" bir nevi bunlarin hepsini ayni anda uyguladim yukarida bahsettigim donemde. en az 3 yil surer diyorum yani.
0
hot potato
(25.06.20)
anadolu lisesi ile eş zamanlı dil kursu ile ingilizceye başladım. üniversite'de ingilizce bölümle devam ettim. öğrenci kulüplerinde yabancı arkadaşlıklar kurmak ve avrupa'ya gidip gelmek derken C1 seviyesine geldim diyebilirim.
0
makarnavodka
(25.06.20)
(4)

istediğim an hisse alıp satabilir miyim?

diffarentiationation
11 liradan anında bir hisse alıp, 11.05 lira olduğu an satabilir miyim? Kaç tane almış olursam olayım hepsini istediğim zaman alıp satabilir miyim topluca?
11 liradan anında bir hisse alıp, 11.05 lira olduğu an satabilir miyim? Kaç tane almış olursam olayım hepsini istediğim zaman alıp satabilir miyim topluca?
0
diffarentiationation
(25.06.20)
genel olarak evet. bunun soyle durumlari var:

1- hisse alirken ve satarken komisyon odenir. sattigin fiyatin/hisse sayisinin komisyon masraflarina degecek bir miktar olmasi lazim mantiken
2- risk var zira o elindeki hisselerin tamami 11.05'ten alici bulmayabilir. fiyat hic yukselmeyebilir.
0
hot potato
(25.06.20)
Hisse senedinin satisi icin karsida reel bir alicisi olmasi gerekiyor ve bu alicinin senin koydugun fiyata o hisseyi almaya niyeti olmasi gerekir. dolar bozdurur rahatliginda degil yani. Hisseni degerinin altinda bile satsan kimsenin ilgilenmedigi bir firmaysa satamayabilirsin.
0
pofudukayi
(25.06.20)
eğer 11.05ten almak isteyen birisi varsa tabi satabilirsin
0
dafuq
(25.06.20)
Spekülatif işlem gördüğü düşünülen bazı hisseler aynı gün içinde ikinci işleme kapatılıyor. Bu tip bir kağıttan söz ediyorsak aldığın gün satamazsın.
0
Mirket
(25.06.20)
(6)

Florida da mı Californiya mı?

Premium Hesap
İki senelik yarı turist yarı çalışma durumu için?
İki senelik yarı turist yarı çalışma durumu için?
0
Premium Hesap
(22.06.20)
ikisi de buyuk eyaletler ve yerine gore cok degisir. siradan bir genelleme yapmak gerekirse florida daha ucuz.
0
hot potato
(22.06.20)
Ben California derdim. Los Angeles, San Francisco, San Diego, Las vegas.. Hepsi bir kac saatlik mesafedeler.

Florida tarafinin benim gözümde tek artisi, daha ucuz olmasi.
0
VIPCH
(22.06.20)
Florida da kısa bir süre yaşadım, California yı görmedim. Buna rağmen California derim. ikisi de gerçekten büyük her yerini görmedim tabi ama Florida huzur evi kıvamında bir yer
0
mirty
(22.06.20)
san francisco'da yaşayan biri olarak vergilerden dolayı florida derdim. ama yarı turist durumu dediğin için california diyorum.
0
onurrrrr
(22.06.20)
California daha güzel fakat bir tık pahalı.Florida nispeten daha ucuz.
0
shredd
(22.06.20)
Gelir durumuna bagli. Eger gelir iyi ise cal tabiiki. Dada dusuk ise florida.
0
oscar
(22.06.20)
(12)

Amerikalıların tanımadıkları numarayı açmaması

Unde bach canim
Normal arama yaptığım (wp üzerinden değil, numara çevirerek) onlarda nunaram olmayan 3 kişi (LA kodlu amerikan numarası ile) telefonumu açmadı. Üçünün de o an meşgul okduğunu hiç sanmıyorum. Hatta bir problem yok, numara alış verişimiz olan bir kişiyle mesajlaşmamız oldu.Buraya yeni geldiğim için bu
Normal arama yaptığım (wp üzerinden değil, numara çevirerek) onlarda nunaram olmayan 3 kişi (LA kodlu amerikan numarası ile) telefonumu açmadı. Üçünün de o an meşgul okduğunu hiç sanmıyorum. Hatta bir problem yok, numara alış verişimiz olan bir kişiyle mesajlaşmamız oldu.

Buraya yeni geldiğim için bu kanaate vardım ama bu kafadalar mı?
0
Unde bach canim
(21.06.20)
sizin numaranız gizli değil, değil mi?
0
sttc
(21.06.20)
@sttc hayır değil. Geri mesaj atmıştı yazdığım kişi
0
🌸Unde bach canim
(21.06.20)
abd ozelinde bilgim yok ama spam cok olabilir, telemarketing, kaza davasi, sigorta ayagina arayanlar olabilir. Bana Ingiltere'de iken haftada 3-4 kere ppi claim, son yillarda kaza yaptiniz mi claim yapin diye hint aksanli abiler rahatsiz edip duruyordu
0
neverletyougodown
(21.06.20)
Çok fazla spam no var, bu yüzden ben de kayıtlı olmayan numaraları açmıyorum.
0
astrid
(21.06.20)
Ben iş gereği numaramın olmadığı bir çok kişiyi aradım. Hiç öyle bir şeyle karşılaşmadım. Numaram +1 816 (Kansas City, MO) ile başlıyordu. Farklı alan kodlarını da aradım. Açtılar hep. Bi 5 yıl öncesinden bahsediyorum.
0
himmet dayi
(21.06.20)
Ben de açmıyorum. Gereksiz sinir bozucu durumlar olabiliyor.
0
horowitz
(21.06.20)
Aynen. ABD de kaldığım müddetçe hiç böyle bi durumla karşılaşmadım. Ama çalışma saatleri içinde mi arıyorsunuz? Hatta şöyle ki çoğu Amerikalı arkadaşım telefonlarına saat 16:00dan sonra bakmazdı hiç, kim ararsa arasın.
0
superfluid
(21.06.20)
Açıkçası mesai dışındaydı hepsi fakat numaralar hep kişisel hatlardı, yani şirket hattı değildi.
Ama iş durumu için aramıştım hepsini :)
0
🌸Unde bach canim
(21.06.20)
Sürekli saçma sapan sigorta şirketleri, ne üzerinde olduğunu anlamadığım reklamlar için vs arandığım için denk gelirsem açmakla birlikte asla geri dönmüyordum bilmediğim numaralara.
0
but that was just a dream
(22.06.20)
ben %50 oranda acmiyorum. telesekretere mesaj biraksin.
0
hot potato
(22.06.20)
amerikadan bildiriyorum: ben de acmiyorum ve genelde insanlar da acmiyor.

Aradigimniz kisilerin ing de az ise, o zaman da acmiyorlar konusamadiklari icin
0
oscar
(22.06.20)
ben de açmıyorum. amerikalı mıyım acaba
0
dafuq
(22.06.20)
(8)

kaliteli güneş kremi

kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
güneş kremi yazında 100 bin farklı sonuç veriyor siteler. kullanıp memnun kaldığınız kaliteli güneş kremi öneriz var mıdır?
güneş kremi yazında 100 bin farklı sonuç veriyor siteler. kullanıp memnun kaldığınız kaliteli güneş kremi öneriz var mıdır?
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(20.06.20)
Avene.
0
Amaranta ursula
(20.06.20)
marka önemli değil içerik önemli.

diğer canlılara zarar vermeyen zehirsiz, doğal etken maddeler içersin.
şuradaki yeşil renkler idealdir.
i.pinimg.com
0
architects creed
(20.06.20)
www.instagram.com

Ben bioderma satın almıştım. Kapadokya'ya tatile gitmiştik. Güneş altında o kadar yol yürüdük, güneşten hiç şikayet etmedim. Tavsiye ederim.
0
GoodMorningTeacher
(20.06.20)
En iyisi diyemesem de la roche posay’in kremleri gayet güzeldir. Her cilt tipine uygun krem var bu markada. Ben en son yağsız olanını kullanmıştım. Anthelios Dry Touch İsmi.
50 faktör olmasına gerek yok diyorsanız Murad markasınınki de kalitelidir. Murad Oil-Free Sunscreen Broad Spectrum Yazarsanız kahverengi ambalajlı olan. Makyaj altına da günlük kullanımda da beni hiç rahatsız etmedi.
Şu an Esthederm photo reverse kullanıyorum. Çok çok hafif parlama yapmayan beyazlık bırakmayan bir ürün ama ben biraz daha kuvvetli ürünleri sevdiğim için ikincisini almayacağım.
Bunların üçü de kaliteli ürünler bence. Yoğunluklarına göre yazdım. Elimdeki bittikten sonra shiseido deneyeceğim mesela. Beğenmezsem ve yine bahsettiğim ilk ürüne döneceğim.
0
pudra
(20.06.20)
clinique, Shiseido, la roche posay iyidir turkiye'de satilan markalar arasindan.

murad direk les instagram influencer markasi. cok vasat ve asiri pahali. benden kurus alamaz.
0
hot potato
(20.06.20)
La roche +1
Yagsiz bi sey cok guzel.
Her seyin alerji yaptigi cildimde sorun da yaratmiyor.
0
Kittie
(20.06.20)
La roche krem baktım tavsiye üzerine. bir çok türü var. amacım kollarımın yanmaması. renk değişikliği istemiyorum o yüzden amacım kaliteli ve sonuç alabileceğim bir krem.
0
🌸kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(21.06.20)
@kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili

kaliteli gunes kremi sorunca herkes sana yuzun icin gunes kremi onerisi verdi. kollarin icin uzerinde uvb/uva broad spectrum gibi seyler yazan herhangi bir gunes kremi yeterlidir, luks olmasina gerek yok. zira icerdigi koruyucu maddelerin islevi aynidir.

yuz icinse icinde sivilce yapacak madde bulunmayan, uzerine makyaj yapinca kotu durmayan, fazla alkol, parfum falan icerip yuzunde tahrise/kurumaya yol acmayacak formuller tercih edilir. kaliteden kasit o.
0
hot potato
(21.06.20)
(2)

Tatil köyunde maske takmak zorunlu mudur?

ir mania
Maske takma zorunluluğu getirilen bir tatil köyünde durum nedir acaba polis bekçi giremiyor diye biliyorum özel güvenlik var milletin gidiş amacı tatil yasaklar buraları da etkiliyor mu?
Maske takma zorunluluğu getirilen bir tatil köyünde durum nedir acaba polis bekçi giremiyor diye biliyorum özel güvenlik var milletin gidiş amacı tatil yasaklar buraları da etkiliyor mu?
0
ir mania
(18.06.20)
zorunludur, uygulanmayabilir.
0
ateistanbul
(18.06.20)
tatil koyu kurallarinda maske takma zorunlulugu varsa ve takmiyorsaniz sizi kovabilirler. yani karsi cikarlarsa zorla kalamazsiniz.

sigara icilmeyen yerde sigara icmek gibi dusunun. bekci polis yok ama yine de sorun cikar.
0
hot potato
(18.06.20)
(3)

hıv-hepatit vs partnerler arası bulası

art vandaley
diyelim ki aynı evi paylastıgımız ve zaman zaman korunmasız ilişkiye girdigimiz partnerimiz var(1 yıldan fazladır), aynı anda kan testleri veriyoruz. onun bulasıcı hastalıkları negatif, benim test sonucu cıkmıyor. tribe girmeye gerek var mı yoksa laboratuvar tam arada mesaiyi mi bitirdi?
diyelim ki aynı evi paylastıgımız ve zaman zaman korunmasız ilişkiye girdigimiz partnerimiz var(1 yıldan fazladır), aynı anda kan testleri veriyoruz. onun bulasıcı hastalıkları negatif, benim test sonucu cıkmıyor. tribe girmeye gerek var mı yoksa laboratuvar tam arada mesaiyi mi bitirdi?
0
art vandaley
(17.06.20)
tribe girin, n'olur n'olmaz.
0
ateistanbul
(18.06.20)
"laboratuvar tam arada mesaiyi bitirdi" - son derece olasi ve normal bir durum.
0
hot potato
(18.06.20)
Partneriniz dışında birileriyle ilişkiniz oldu mu bu dönemde?
0
efx
(18.06.20)
(19)

avrupa'nın en overrated şehri

asilyis
https://eksisozluk.com/avrupanin-en-overrated-sehri--6568328?a=popular&p=8çoğunluk genelde paris demiş. coronadan önce amsterdam ve paris gittim. parisi çok beğendim ve tekrar gitmek istiyorum.gitmeden önce koku ve pislik konusunda endişeliydim ama hiç öyle bir şeye rastlamadım.siz ne düşünüyorsunuz
eksisozluk.com

çoğunluk genelde paris demiş. coronadan önce amsterdam ve paris gittim. parisi çok beğendim ve tekrar gitmek istiyorum.

gitmeden önce koku ve pislik konusunda endişeliydim ama hiç öyle bir şeye rastlamadım.

siz ne düşünüyorsunuz avrupa'nın en overrated şehri ve paris hakkında?
0
asilyis
(17.06.20)
paris avrupa'nın en kozmopolit şehri, iyi yerleri de kötü yerleri de var. bu açıdan istanbul'a benzetiyorum. hayatını istanbul'da geçirmiş biri için paris nasıl kötü geliyor anlamadım. cihangir'de boğaz manzarası izliyorsun mis gibi, 500 metre ötede tarlabaşına git aynı sidik kokusu. daha bile tehlikeli hatta, sidik olsa keşke diyorsun.

ben paris'i seviyorum çünkü büyük. istanbul'a alışmış bünyeye diğer her şehir küçük ve "turistik" geliyor. ama paris benim için yaşanabilecek bir şehir. küçük şehirleri geziyorsun bitiyor, her yerini gezdiğin bildiğin şehirde yaşamanın getirdiği bir klostrofobik his var. paris'te bunu hissetmedim, aksine yürü yürü bitmediği için "özgür" hissettirdi bana.

bu kadar büyük olan şehirlerin her noktasının "muhteşem" olmasını bekleyerek giden cahil tipler overrated buluyor genelde. 100 bin kişilik orta çağdan kalma şehirle kıyaslarsan tabii ki güzel gelmez. bastille'de de kaldım 2 gece, hani cidden kötüsünü de gördüm. ilk gece sokakta grup kavgası çıktı zenciler arasında, 2. gece otelin önündeki arabada saatlerce seks yaptı 2 genç. sidik kokusunu aldığın yerler tabii ki var, seine civarında almışlığım çok. ama roma'da da aldım o kokuyu, amsterdam'da da. bu tip detaylar bence şehre ruh katıyor, daha "gerçek" geliyor bana. halivud sahnesi isteyen müze şehirlere gitsin, burası gerçek kardeşim gerrrrçeekkk diyesim geliyor o tiplere.

benim için en overrated barcelona ama o da diğerlerine göre nispeten öyle. barri gotic(ufak bir alan şehrin geneline göre) ve belirli turistik alanları geç, kalan yerlerdeki o fazla muntazam ve ruhsuz mimari ruhumu kemirdi resmen. elle çizilmiş yollar, her yer birbirine benziyor; labirent gibi. ama denizi olması çok büyük bir artı benim için, o yüzden barcelona'da da yaşarım.
0
Bruce
(17.06.20)
Paris overrated değil. ayıp. Taş olur insan. Sadece popüler..popüler olunca gömme tepkisi yaşanmış belli ki. önemli ve güzel bir şehir paris.

En overrated şehir München.
0
AlsterWasser
(17.06.20)
Alster wasser'e katılıyorum. Paris sadece ünlü olduğu için gömülüyor. Bakmayı biliyorsanız Paris'te çok katmanlı bir tarih görebilirsiniz. Tek başına louvre'un içi ve dışı bile paris'i diğer birçok şehrin önüne koymaya yeter. Aynı şekilde Notre damme dini tarihi ve edebi açıdan çok önemli bir yapı. Ben de aynı şekilde münih'in çok abartılan bir şehir olduğunu düşünüyorum. Berlin'i tam gezemedim ama berlin de biraz abartılıyormuş gibi geldi bana.
0
stronzo
(17.06.20)
Yaşamak için güzel şehir degil acikcasi paris(ile de france hatta) Fransa'nin 1m< az kisili sehrinde yaşayan biri olarak paris'e gittigimde kalabaliktan ölüyorum.
Yalniz paris gezmek için kotu bir yer degil, nerede gezdiğine bagli. Gidip Saint denis'de kalirsan tabi sehrin guzel yanini goremezsin. Izmir'e gelen birini de arapderesinde konaklatsam o da ayni seyi der. Ailemi götürdüm ve begendiler. Ben de gezmek icin begeniyorum ama yasayamam.

Bu kisilere gore turistik olan her yer abartili.
0
logisticsmanager
(17.06.20)
Venedik olabilir; sırf gondol muhabbeti tüm şehri overrated kılmaya muktedir.

Avrupa'da gittiğim her yer bir hareketlenme yarattı ruhumda ama şöyle İskandinav böyle Viking denilen Stockholm'de hiçbir şey bulamamıştım. O açıdan Stockholm'ü de bir miktar abartılmış buluyorum.
0
vedatchilipeppers
(17.06.20)
Milano. konu kiit
0
neverletyougodown
(17.06.20)
Benim için de Milano gereksiz abartılmış bir şehir.

Paris yukarda soylebildigi gibi kalabalik ve büyük olduğu için gereksiz yere yeriliyor bence de; yoksa tek başına müzeleri bile yeter güzel bulmak için.
0
fraise
(17.06.20)
Paris diyeni çok ciddiye almamak lazım. Pisliğini ve kokusunu Parislilere sorsanız, kimse yalanlamaz zaten. Öyledir Paris. Kimse dünyanın en temiz şehri diye sevmez zaten Paris'i.

Yukarıda Münih denmiş. Bence Münih harika bir şehir, gidip görmeyi özlediğim, bir bahane bulup yılda bir iki kez yolumu düşürdüğüm bir yer hatta.


Aklıma gelen 'overrated' bir şehir yok. Ama tek bir manzara, tek bir fotoğraf ile ünlü şehirleri sevemiyorum, ikinci kez gitme isteğim olmuyor, fazla abartılmış buluyorum. Avusturya'nın ve İsviçre'nin bazı köy ve kasabaları dahil buna. Turist o instagram açılı fotoğrafı çekiyor ve bitiyor onun için o şehir.

Genellemelerden bahsedecek olursak, birçok insandan duyduğum Brüksel. Sıkıcı, kasvetli bulanı çoktur. Ben oldukça zevk alarak gezmiştim, gece hayatı hakkında çok bir bilgim yok, belki cidden kötüdür gece hayatı.
0
buf-e kür
(17.06.20)
2 defa gittim Paris’e ve keyifli değildi gezilerim. Yani sahiden çok büyük, renkli ve gezilip görülecek bir sürü yer var ama beklentiler çok yüksek olunca overrated oluyor. Benim de beklentilerim karşılanmadı fakat fırsat bulduğumda tekrar gitmek isterim.
0
but that was just a dream
(17.06.20)
overrated sehir belirleyecek kadar cok yer gezmedim avrupa'da ama paris'i cok begenmistim. guzeldi bence.

populer oldugu icin gomuluyor olabilir +1
0
exlibris
(17.06.20)
Paris'e bok atan kisiler ne bileyim cuneyt ozdemir gibi balon kisiler benim gozlemim. 30 sene bulunsam her sene ayri hayat yasayarak paris'teki kulturel zenginligi bitiremem. bu cesitlilik acisindan muhtemelen dunyanin en iyisi...

hicbir sehre balon diyemiyorum, ne bileyim bratislava benim icin sikici bir yer ama kimsenin orayi sisirdigini gormedim tabi, dolayisiyla konu disi...

Milano uzaktan bakinca kesin overrateddir gibi geliyor ama gitmedim, bi ara overrated tescili icin giderim...
0
hewit
(17.06.20)
Milano filan demişsiniz ama kimse övmüyor ki. Bulunduğu ülkenin diğer şehirlerine göre(Örnek; Roma, Floransa) sönük kaldığı için bildim bileli hep alt klasman bir şehir gibi ifade edilir. Milano demek doğru değil. Öven fazla insan yok çünkü.
0
bitchesaintshit
(17.06.20)
bitchesaintshit +1 bu arada, milano'ya ucuz bilet bulmasam gitmezdim ben de; popüler bir şehir olduğunu ve övüldüğünü düşünmüyorum. rotayı oradan başlatmışken gezeyim madem dedim, gayet beğendim. hatta daha popi olan viyana'ya tercih ederim bile. bak viyana da bence kendi klasmanında overrated sayılır. ama asıl overrated -gitmememe rağmen- venedik olabilir cidden. hatta öyle overrated algısı var ki bende, yol üstüyken bile gitmedim.
0
Bruce
(17.06.20)
başıma bir iş gelmeyecekse paris'i sevmiyorum:) üstte yazılan gibi milano, münih vs denebilir ama bu şehirler genelde çok övülen şehirler değil. paris'in imajı çok iddialı, yok romantik, yok estetik, sürekli övülen bir şehir. tek gittim, sevgilimle gittim, arkadaşımla gittim, hayran olunacak bir şey görmedim. beğenmedin de niye ısrarla gittin diyenlere, ilki meraktan, diğerleri bir nevi mecburi. turistik noktaları, yerellerin takıldığı sokaklarını gezdim. montmartre ve orsay müzesi sevdiğim yerler, tekrar gidersem de yine uğrarım. paris kesinlikle gezilmeli ama ben de abartıldığını düşünenlerdenim.
0
asteriks
(17.06.20)
@bitchesaintshit Milano nasil populer degil ya, Italya'ya gidenlerin 70i Milanoya kesin gitmistir. Sadece Turkiyedeki algisina da bakmayin tum Avrupa oraya akiyor moda, alisveris baskenti diye iyi pazarliyorlar. Kalibinin adami olmayan biri varsa kesinlikle Milano bence
0
neverletyougodown
(18.06.20)
@neverletyougodown

Popüler değil demedim ben. Yanlış okumuşsunuz sanırım. Sadece bugüne kadar kimseden ''Bence Milano, Roma ve Floransa'dan daha iyi'' dediğini duymadım. Yani seveni tabii ki çok ama öyle aman aman da övüldüğünü çok duymadım.
0
bitchesaintshit
(18.06.20)
3 senedir milano'da yaşıyorum ve avrupa'da 30'dan fazla şehir gezdim. şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki avrupa toprakları üzerinde kendisini ziyaret eden turistlere en çok ”bu muymuş mk?” dedirten şehir açık ara milano'dur.

yaşamaktan da bayağı memnunum bu arada. ama bir turiste sunduğu imkanlarla karşılaştırınca fazla büyük marka değeri
0
tejeve
(18.06.20)
Bitchesaintshit, özellikle moda, alışveriş vs için Milano oldukça övülen bir şehir. Denildiği gibi sadece Türkiye için düşünmeyin, Avrupa genelinde populerdir. Ben de ilk gittiğimde çok güzel mağazaların olduğu, moda dünyasının kalbi olan bir yer göreceğim diye gitmiştim bu övgüler sebebiyle.
0
fraise
(18.06.20)
turistik gezi kriteriyle tartisiliyorsa gittigim en vasat sehir oslo'ydu
0
hot potato
(18.06.20)
(23)

Sevgili ile ilerisi için plan yapmak- yapamamak

garavel
Bir ilişkim var, kendisi bu sene üniden mezun oldu ben de seneye olacağım, benim gelecek planlarım arasında mezuniyetten sonra çift vatandaşlığım olduğu için avrupa'ya yerleşme düşüncesi var. Kız arkadaşım ise mezun olduktan sonra bu yurtdışında yaşama düşünceme bozuluyor bunu bırakıp gitmek olarak
Bir ilişkim var, kendisi bu sene üniden mezun oldu ben de seneye olacağım, benim gelecek planlarım arasında mezuniyetten sonra çift vatandaşlığım olduğu için avrupa'ya yerleşme düşüncesi var. Kız arkadaşım ise mezun olduktan sonra bu yurtdışında yaşama düşünceme bozuluyor bunu bırakıp gitmek olarak görüyor ve onu planlarıma dahil etmediğim için, beraber hayal kurmadığım için suçluyor. Benim düşünceme göre, eğer türkiye içerisinde yaşamayı düşünürsem ben, beraber planlar yapılıp ona göre yaşanılabilir tabii ki ( evlilik için ikimiz de erken olduğunu düşünüyoruz ).

Fakat yurtdışı hayalim devreye girince onun gelmesi bana göre gelmesi çok çok zor olacacağı için, planlarımı bir yerde tek başıma kuruyorum ve mezun olduktan sonra direkt gitmek istediğimi ona söyledim, evlilik hariç de yurtdışında onunla birlikte yaşamamızın bir yolu yok gibi. Mezun olur olmaz evlenmek de istemiyorum kesinlikle, orda sonuçta bilmediğim bir hayata sıfırdan başlayacağım vs. Kendimi Türkiye’de de süründürmek istemiyorum. Sonuçta bunlar 1-2 sene sonrası, bunları konuşmayalım diyorum fakat yine de bozuluyor. İlişki içerisindeyken onu da dahil ettiğim bir gelecek planı yapmıyorum, o hayaller kuruyor mesela ama ben kuramıyorum o da bu yüzden bana sürekli ilişki bitecekmiş gibi davranıyorsun diyor. Çıkmaza girdik. Birlikte plan yapmamakla, hayatıma onu dahil etmemekle suçlanıyorum, siz ne düşünüyorsunuz ?
0
garavel
(31.05.20)
Dostum sen mantıklı düşünüyorsun düşüncelerin konusunda yüzde yüz haklısın.İkinci olarak darılmaca gücenmece korkusu olmadan kız arkadaşına direkt bunları söyle çünkü seni suçluyor.Yani burada yazdıklarını ve düşündüğün gerçekleri kendisine söyle.Gelecek hakkında evlilik yolunda uyuşmazsanız zaten yollarınız ayrılır.
0
shredd
(31.05.20)
çok ilişkilerden anlayan bi tip değilim ama sen haklısın ama kız da haklı abi
0
high hopes of the sozluk
(31.05.20)
Üniversite biter bitmez evlilik düşünmesi, kız arkadaşının çok da mantıklı biri olmadığını gösteriyor. Sen de dürüst davranmışsın. Kendini evlenmek zorunda hissetmemelisin. Burada doğru olan yolların ayrılması.
0
ruhen hastayim ben
(31.05.20)
Gerçekten de planlarınıza o kişi dahil değil. Gelecek de yok bu durumda.
Hiç kimsenin karşısındaki kişinin zamanını çalmaya hakkı yok. Yolları ayırmak en doğrusu.
0
pro9it9is9
(31.05.20)
@ruhen hastayim ben kendisi de düşünmediğini, erken olduğunu vs söylüyor. ama yurtdışında yaşama isteğine de böyle bi şansım varken engel olamıyorum, gönül ister ki tabii ki oda gelebilsin birlikte yaşayalım ama evlilik hariç yolu yok. böyle bir şeyi de mantıken şuan düşünmüyoruz. şuan için zaten 2-3 sene sonrasını konuşmak çok çok saçma diyorum, birlikte hayal kurulmadığı için suçlanıyorum. geriye bir ihtimal kalıyor türkiye’de yaşamam o senaryoda işte.
0
🌸garavel
(31.05.20)
hiç bir kadın hatta erkek, bu şekilde hayatına dahil edilmediği bir yerde durmak istemez kusura bakmayın. kız arkadaşınız haklı
0
kisalafinuzunu
(31.05.20)
@shredd zaten her zaman %100 açık sözlü oldum. bugün taparsın çok seversin istersin, yarin öyle bir hata yapılır ki buz gibi soğursun dün verilen tüm sözler laflar yalan olmuş olur. kaldı ki, bana göre büyük kararlar bunlar, o yüzden her şeyi vakti gelince konuşmak doğrusu ama sonuçta bir şeyi gizlemiyorum.
0
🌸garavel
(31.05.20)
peki siz avrupa'ya yerleşme düşüncesi içerisinde kız arkadaşınızı nereye koyuyorsunuz ? avrupa'ya giderken ayrılmayı mı düşünüyorsunuz. zamanı gelince bakarız mı diyorsunuz, kız arkadaşınıza dediğiniz gibi. e bu senaryonun sonunda ayrılık olması gerekiyor zaten.

kız arkadaşınız da haklı siz de haklısınız. yolları ayırmak gerekebilir.
0
fezagezgini
(31.05.20)
@feragezgini bunları şimdiden konuşmak yerine evet dediğiniz gibi zamanı gelince bakarız düşüncesindeyim. az bir zaman değil çünkü min 2 seneden bahsediyoruz bu 2 sene çok uzun değil mi? insanların düşünceleri değişebilir, o gün gelmeden böyle şeyleri bugünden konuşmak bana saçma geliyor. ama ben ilişkinin en başından beri bu düşüncemden bahsetmiştim zaten uzun süredir olan bir şey. kaldı ki tr’de çalışıp 1-2 sene deneyim kazandıktan sonra gitmek istiyorum daha buradayız yani.
0
🌸garavel
(31.05.20)
İlişki evlilik yolunda mı gidiyor yoksa maksat günümüz mutlu olsun mu?
Eğer evlilik yolundaysa plan yaparken iki tarafı da düşünmek gerekir. O gün gelince belki fikrim değişir demekle olmaz. Ya değişmezse? Günü kurtarmaksa zaten kız fazla alıngan.
Şahsi fikrim kariyerinize odaklanın o yıllar geri gelmiyor. Kızı da kırmadan ilişkiyi bitirmek en mantıklısı. Ama gönül işi mantık da dinlemez Allah kolaylık versin..
0
cilekli pasta
(31.05.20)
aklıma sevgilisi için erasmusa gitmeyenler geldi. aman abi sakın planlarından ve hayallerinden vazgeçme. gelirse gelir. istiyorsa planlarına kendini de dahil eder. dediklerinin arkasında dur, aynen devam et.
0
MtKrt
(31.05.20)
@the cat
niye, uzak olunca ilişki devam etmiyor mu ? ben orada düzenimi kursam mesela ayaklarım üzerinde dursam sonra kendimi bişeyler için hazır ettiğimde onu yanıma alsam? ha bir de gelince hiç sevmeme mevzusu var, alışamaz vs bir sürü şey. ya da direkt ben alışamam, dönerim. bu da ihtimaller dahilinde neticede. hayat abi bu, bilebilir miyiz? peki benim isteklerim, düşüncelerim? çok güzel bir teklif alsam mesela gitmesem? ya da direkt hiç bilmediğimiz yere sıfırdan evlenip gittik diyelim çok çok büyük risk ceğil mi?
0
🌸garavel
(31.05.20)
bence konu kapanmis. sirf sevgili istiyor diye turkiye'de kalinmaz. gercekci olursak zaten hayatinda daha bir suru sevgilin olacak. daha iyisini bulursun. git avrupaya.

"ben orada düzenimi kursam mesela ayaklarım üzerinde dursam sonra kendimi bişeyler için hazır ettiğimde onu yanıma alsam?" kesinlikle oyle bir sey olmaz, cocuk mu kandiriyorsun derler. "olme esegim olme" deyimi bu gibi durumlar icin turetilmis. zaten kizi yeterince begeniyor olsan evlenip yaninda gotururdun. ben gideyim sonra gelirim = cayma hakkim olsun istiyorum, sen beni bekle bu sure icinde.
0
hot potato
(31.05.20)
Zaten önünüzde bu kararları düşünmeniz için kocaman bir yıl daha var mezuniyete kadar, bir yıl içinde kim öle kim kala. Belki de ilişki, yurtdışı meselesine kalmadan, başka bir sebepten ötürü bitecek. O yüzden şimdiden düşünüp fazla da sıkmayın canınızı.

Bir de, bu tarz konularda genelde karşı tarafı hayal kırıklığına uğratan şey sizin yaptığınız plandan ziyade, bu planı aktarış biçiminizdir. Yani elbette eğitiminiz gereğince yurtdışına gitmeyi düşünmenizden daha normal ve daha mantıklı bir şey olamaz, fakat bunu "ben giderim, ben ederim" vs. gibi tamamen birinci tekil şahısta konuşarak söylüyorsanız elbette karşı tarafta düşüncelere yol açabilir. Ben giderim demek başka, acaba beraber gidebilir miyiz ya da gitsem nasıl oluruz diye sorular sormak başka.

Bir de, bu konuda çevremizde çok örnek var ve bu tarz ayrılık yaşayan neredeyse herkes ayrılıyor sonunda. (Ben de dahilim buna) Bu yüzden, böyle bir kararı bu kadar açık bir şekilde iletebiliyor oluşunuz, ona kıyasla ayrılık ihtimalini çok daha cesur karşıladığınız anlamına geliyor. Belki de buna bozulmuştur.
0
lolita
(31.05.20)
aynı durumu yaşayan, kadın tarafıyım. bu sene mezun oldum ve yurt dışına çıkma planım bir süre erteledim. bunun sebepleri arasında erkek arkadaşımla daha cok vakit geçirmek istemem de var. 1 sene içinde her şey değişebilir, bunu yaşayarak göreceğiz.
mantıklı düşünüyorsun, bunu kaybetme. öte yandan, fırsatlar karşımıza tekrar çıkabilir, çok şey değişebilir ama bir insan bir kez karşımıza çıkar ve bir kez kaybedilir.
eğer geleceğinde hiç bir şekilde göremediğin birisi ve er geç zaten ayrılacağınızı düşünüyorsan, erkenden bitmesi ikiniz için de daha iyi olur. kız arkadaşına “senin için gitmedim bak. kötü oldu” deme tabi eğer gitmeyeceksen. kararların sorumluluklarıyla beraber sana aittir. karşındaki insanı da üzmemen lazım, enine boyuna düşünün derim.
ikiniz için de en iyisi olsun.
0
milord
(31.05.20)
bence kız haklı. bir yere kadar tamam, sonrası yok diyorsun. kız arkadaşın için geleceğinden vazgeçme tabi ama isteseydin geleceği de birlikte planlardın.
0
anais
(31.05.20)
sen yurtdışında yaşamak isteme hakkına tabii ki sahipsin fakat kız haklı kusura bakma. sen onsuz bir gelecek planlıyorsun ve bundan duygusal bir rahatsızlık duymuyorsun ama kız senin yurtdışına gitmenle ayrılığın aynı şey olduğunu bildiği için rahatsız oluyor. derdi yurtdışına gitmen değil yani. ilişkinin son kullanma tarihi var gibi bir şey. seni sevdiği için bırakamıyor da öyle gitmeni bekliyor. ne üzücü değil mi? beni suçluyor demişsin ama ne yapsın?
0
sanguine mcqaer
(01.06.20)
dostum biraz empati kursan aslında mevzuyu daha iyi anlayabilirsin, sen çok rahat eyvallahı çekip arkana bakmadan gidecek imajı veriyorsun. tc de buna fuckbuudylikten bi tık sonrası gözüyle bakılır. faruk biz şimdi neyiz sorusunu sorması doğal. ilişki kavramına farklı baktığınız yol ayrımına gelmişsiniz. ben avrupaya gideyim sonra seni alırım gibi bir sonuca da varmayacaksanız. devam etmenizin bir anlamı kalmamış gibi duruyor. 1 sene daha ilişkiyi sürdürmek atlayacağınız yüksekliği arttırmaktan farksız.
0
Golgi
(01.06.20)
O kadar istiyorsa seni, o zaman o kendinden feragat etsin, sonuçta sen gelecek için seni hesaba katmiyorum demiyorsun ona, o bu durumu öyle yorumluyor. Ha gerçekten katmiyorsan ya da katsan mi katmasan mi kararsizsan, yanlışlık sende.

Ha böyle değilse,

Yani sevgilin, darılma da, böyle seni aşağı çeken insanları pek umursamamak lazım bana kalırsa.

Ancak bu bir tarafı, kilit nokta bana kalırsa demin de yazdığım feragat meselesi.

Çünkü sizin durumda, sanki sen yapılmasa da olur olan bir şey yapıyorsun gibi bir durum oluşmuş, ve bu yüzden senin vazgecmen gerekiyor, suçlusun.

Onun ilişki anlayışında öyle bir şey var madem, fedakarlık yapan, feragat eden o olsun.

Mesela o da aynı ülkede yüksek lisans araştırsın, başvurular yapsın. Ayda, iki ayda bir yanına gelsin...

Ama sen söyler misin bilmem de hayatım pahasına bahse girerim teklif etmek değil sözü bile geçse kabul etmez ve lafı karıştırıp yine seni suçlar.
0
encokbenisevinnolur
(01.06.20)
Kendi hayatına yatırım yap
Bas git avrupada master yap
0
photo85
(01.06.20)
@photo85 ben master için değil direkt çalışmak için düşünüyorum orayı. 1-2 sene türkiye'de alanımda deneyim kazandıktan sonra şirketlere başvuru yapıp illa bir iş bulurum düşüncesinedyim gitmek için master vs yapmam şart değil yani, onun gelme durumu benim gibi çalışma- oturma izni olmadığından rahat olmuyor.

@encokbenisevin katmama gibi bir durum zaten yok ki,sadece mantıken hiç bilmediğim bir yere gidip orada sıfırdan başlarken buradan birisiyle beraber gitmemin tek yolunun evlilik olması ağır bir sıkıntıyı doğuruyor, yoksa mesela kendisinde de ab'de oturum- çalışma bulunsa ben zaten tamamım beraber gidip bir şeyler denemeye, işi bozan kısım işte o ciddileşme, şimdiden konuşmak onları fazlasıyla geriyor beni ve çok çok ilerisi.
0
🌸garavel
(01.06.20)
Yani senin durumda anladığım öyleyse, evlenmek ya da evlenmemek değil, bunun hemen olup olmaması ile ilgili.

Bir de, evlenir evlenmez yurtdışına ya da başka şehire gitmek, intihara teşebbüs gibi evlilik adına, çünkü bir süreniz çok yapışık geçecek, birbirinize mecbur hatta mahkum konumda olacaksınız.

Bilemiyorum, belki "bizim için daha iyi bir gelecek için yapiyorum bunu" şeklinde sunmak öyleyse işleri bir ihtimal değiştirebilir
0
encokbenisevinnolur
(01.06.20)
E arkadaş hayatına dahil etmiyorsun ki arkadaşını zaten. 2 senelik bir ilişki vaad ediyorsun an itibarıyla, o da buna bozuluyordur. İkiniz de haklısınız bu arada. Sadece sen hem çorbam dursun hem karnım doysun derdindesin (Hem 2 sene sonra kuşlar gibi özgür Avrupa'ya yerleşeyim, ama o zamana kadar da mevcut kız arkadaşımla takılayım). Kız da böyle istemiyor. Hemen evlenmeyelim ama 3-4 sene beraber olursak, işe girdikten sonra beraber yaşarız belki sonra da evleniriz vs. Bu yola girin demiyorum. Ama uzak mesafe ilişkisine güvenmeyen biriyse karşınızdaki oldurmaya çalışmak nafile çaba...
0
SiyamkedisiZorro
(01.06.20)
(11)

alkol problemim var, galiba.

persona non gratayim ben
şimdi ben bir 10 senedir falan düzenli alkol kullanıyorum.düzenli derken gerçekten acayip düzenli. bundan bir 4-5 önce falan kendi kendime karar verip hiç içmediğim 6 aylık bir dönemi saymazsak bu son 10 senede içki içmediğim toplam gün sayısı 200'ü geçmemiştir herhalde. mevsime göre akşam 6-7 gibi
şimdi ben bir 10 senedir falan düzenli alkol kullanıyorum.

düzenli derken gerçekten acayip düzenli. bundan bir 4-5 önce falan kendi kendime karar verip hiç içmediğim 6 aylık bir dönemi saymazsak bu son 10 senede içki içmediğim toplam gün sayısı 200'ü geçmemiştir herhalde.

mevsime göre akşam 6-7 gibi başlayıp gece 12'ye kadar en az 2 bira, üstüne de en iyi ihtimalle 1.5 şişe şarap falan içiyorum. yapacak bir şey bulamazsam gece 12-1 gibi yemek yiyip yatıyorum, uykum gelmezse en fazla 3'e kadar devam ediyorum. hadi bugün az içeyim dediğim günlerde en az 5 bira içiyorum. öyle içip sapıtmak gibi huylarım da yok he, efendi gibi içip yatıyorum.

bazı geceler koltukta sızıyorum ama çok sık olmuyor. sızarsam 3-4 gibi uyanıp yerime yatıyorum. sabah 8 gibi kalkıp işe gidiyorum. 5-6 gibi çıkıp eve gelince aynı düzene devam.

şimdi bu virüs dalgasına ofisçek evden çalışıyoruz. sabah 8'de kalktıktan 5 saat sonra falan öğle yemeği ayağına kahvaltı yapıyorum, bir de gece 1 gibi yiyorum işte, aralarda anca bir tane elma/muz/armut falan gibi bir meyve yiyorum. geceden susuzluk olduğu için akşama kadar su içiyorum haliyle. henüz reflü falan olmadım. midem sağlam diyebilirim.

neyse, biraz içimi dökmek istedim. duyuruyu da soru diye açtım ama soru sormuyorum, bir şeyler sormak veya yorum yazmak isterseniz başım üstüne.
0
persona non gratayim ben
(31.05.20)
Yazık etme kendine, ciğerine yazık. iç ama arada bi iç, ayda yılda bir iç. Yuva kurmak istesen kimse yanaşmaz sana.
0
antihero
(31.05.20)
Kendi standartların dahilinde rutinini yaratmışsın, tercih olduğu müddetçe sorun yok korkma. Alkol problemi böyle bir şey değil. İçmediğin zaman sinirlerine hâkim olamıyor veya sağa sola sataşıp olay çıkarıyorsan o zaman alkol problem olduğunu düşünebilirsin ancak anlattıklarında her şey kontrol altında gibi.
0
vedatchilipeppers
(31.05.20)
Beynine ciğerine yazık azalt gözünü seveyim.
0
sckxyss
(31.05.20)
ben de benzer bir duyuru açacaktım ama vazgeçtim. koşullarımız ve hayatlarımız aynı değil belki ama ben de çok alkol tüketiyorum. belki de en büyük farkımız beni dizginleyen ailem. onları daha fazla üzmek istemiyorum. bu duyuruyu açtığına göre eminim senin de bir yanın bunun böyle olmasını istemiyor. yarından itibaren hayatı olduğu gibi yaşama taraftarıyım ve bu konuda çok kararlıyım. belki yardımım dokunabilir sana da. istediğin zaman özel mesaj atabilirsin
0
isimsiz uye
(31.05.20)
Hocam mutluysan kime ne açıkçası. Alkol ve sigara/puro zevki efsane bir olay. Ama ertesi günü sikintisi da var.

Bill burr var komedyen, o da 48-49 yasina kadar böyleydi ama cocugu olunca cocuguyla daha cok vakit gecirebilmek (kisacasi daha cok yasamak) icin birakti. En son 1 sene boyunca icmemisti. Ama sürekli alkolun o güzel tadindan bahseder durur.

Ben de donem donem iciyorum (1 sise bourbonun 1 hafta dayandigi donemler oldu) ama ne zaman alkole bagimli gibi oluyorum bir kac ay icmiyorum. Aynisi sigara icin de gecerli. Senede 3 paket falan iciyorum heralde.

Bu arada biraz spor katsaniz keske, her zaman iyidir vücut için. Alkol alsaniz da almasaniz da.
0
logisticsmanager
(31.05.20)
içmeyi tercih ediyorum, orası doğru ama, problem olduğunu düşündüğüm kısım rutinimden vazgeçememe korkusu galiba.

ne bileyim, misafirliğe gittiğimde veya akraba/aile ziyareti olduğunda falan içmediğim zamanlarda hiç aklıma gelmiyor mesela. ya da yemekten önce bira falan ikram edildiğinde 1 tane içip insan gibi 7'de akşam yemeği yiyince arkasını aramıyorum, zaten tok karnına içmeyi hiç sevmem, açken daha güzel oluyor.

tek başımayken akşamları vakit geçmeyecekmiş gibi geliyor.
0
🌸persona non gratayim ben
(31.05.20)
saglik problemi zaten ciddi seviyede olusmadan farkedebilecegin bir sey degil bircok durumda. yani midem falan saglam diye varsayimlarda bulunma.

ben senin durumunda olsam terapi tarzi bir destek alirdim.
0
hot potato
(31.05.20)
anlattığınıza göre alkol probleminiz yok. internette yazılanları/yorumları okuyup kendinize teşhis koymayın. alkolik insanlar sabah kalkıp bir şişe votka içiyorlar, öyle bir rutin. ben yılın her akşamı en az 4 bira + bazı geceler viski, gin, şarap canım ne çekerse içiyordum ama 1 sene önce, 1 günde bıcak sırtı gibi bıraktım. bırakmamda yardımcı etken spora başlamış olmamdı. bırakmak istedim çünkü gün içinde acayip halsiz yapıyordu beni veya şöyle anlatayım cep telefonunu geceden şarja bırakırsınız sabah %100 ile güne başlar, ben %60 ile başlıyordum. şimdi çok daha iyiyim, daha dinç ve güçlüyüm.

4-5 ay önce 3 bira + viski aldım. içtim ama tadını özlememişim. veya o kadar çok içmişim ki, beyin "ya aynı şey işte aq, ne içiyorsun" diyor. geçen yine bir viski alayım mı diye içimden geçirdim ama resmen içmiş gibi tadı/kafası beyimde canlandı ve anında vazgeçtim.

yukarıda yazılana katılıyorum, içki gerçekten güzel ama şartların da doğru olması lazım: paranız olacak, işiniz rayında gidiyor olacak yani ekstra bir efor sarfetmek zorunda kalmadığınız bir işiniz olacak, aileniz-ilişkileriniz problemsiz olacak, sağlığınız yerinde olacak ve iyi içki içeceksiniz. bunlardan biri bozuk olsun, insan zamanla teselliyi içkide aramaya başlıyor. içki teselli değil, ödül olmalı bence.
0
malheiros
(31.05.20)
ha yok, benim düzenim akşamcılık gibi işte. sabahları falan mümkün değil içmem.

ben de dediğim gibi işte 4-5 sene önce bir 6 aylığına hiç ağzıma sürmedim, bol bol salata, balık falan sağlıklı şeyler yemiştim. sonra aynen geri başladım maalesef.

şimdiye kadar işimi etkileyecek bir durum da olmadı açıkçası. sabah normal kalkıp işe gidip geliyorum rutin bir şekilde.

şu virüs olayı bitince sportif olaylara girsem iyi olacak evet.
0
🌸persona non gratayim ben
(31.05.20)
yaptığınız iyi bir şey değil. alkol zararlı bir madde. her gün içmek kesinlikle zararlı. seyreltin.
0
antikadimag
(31.05.20)
6 ay once tam kan tahlili yaptirmistim.

ast/alt/alp/ggt degerlerinden sadece ggt normal degerin ustunde cikmisti. doktora da soylemistim alkol kullandigimi ve etcil beslendigimi. ldl kolesterol da yuksekti sanirim.

akdeniz tipi diyete gecip alkolu azaltmami onermisti.
0
🌸persona non gratayim ben
(31.05.20)
(16)

Hangi Avrupa ülkesinde yaşamak isterdiniz ?

garavel
Sb. Genelde malum almanya, hollanda, fransa veya belçika tercih ediliyor ekonomik sebeplerden dolayı, ispanya neredeyse hiç yok italya çok az, bir de iskandinav ülkeleri var. Siz nereyi seçerdiniz ve neden? Açıkcası iki ağır basan ülke almanya ve hollanda ama hollanda dil avantajından dolayı ( ingil
Sb. Genelde malum almanya, hollanda, fransa veya belçika tercih ediliyor ekonomik sebeplerden dolayı, ispanya neredeyse hiç yok italya çok az, bir de iskandinav ülkeleri var. Siz nereyi seçerdiniz ve neden? Açıkcası iki ağır basan ülke almanya ve hollanda ama hollanda dil avantajından dolayı ( ingilizcenin her yerde geçmesi ) ve daha canlı olması öne çıkıyor gibi. Sizce? Yaşayanlar varsa onların yorumlarını özellikle merak ediyorum .
0
garavel
(30.05.20)
Yasadigim icin diyorum; fransa güzel yer. Ozellikle paris ve civarinda yasamiyorsan.
Lyon isterim, bir kaç kere gittim. Çok ideal şehir. Rhone nehrinin etrafinda çok güzel oturabilecek, kosulabilecek yerler var. Havalimani güzel, ulaşım güzel, ne soğuk ne sicak. Cenevre yakini oldugundan is olanaklari da cok. Nufus da ideal (2m).

Onun dışında daha bir sürü var sehir de taniyacak kadar zaman gecirdigim cok fazla yok.
0
logisticsmanager
(30.05.20)
çocukluğumdan beri yurtdışı hastasıyım ben. sadece ekonomik sebepler değil. kültürel merak, farklı kültürleri görme/tanıma isteği vs. de etkili. yaş ilerledikçe tabii ki ekonomi, ırkçılık, yaşam standardı vb. şeyleri daha çok dikkate almaya başlıyorsun. ben sanırım 12 yaşımdan beri alman & rus sapığıyım. almanya'da yaşamayı çok istiyorum. hâlâ okuduğum için önümüzdeki beş yıl adına pek ümidim yok ama 32-33 yaş veya sonrasında gitme şansım olur belki.

senin de söylediğin gibi çoğu kişi almanya-hollanda diyor. alternatif olarak hırvatistan'ı sunacağım. zaten kız arkadaşım hırvat olduğu için gtüme tekmeyi yemediğim sürece istemesem de oraya gitmem gerekecek o türkiye'de yaşamak istemediği için. orada da mutlu olurum diye düşünüyorum, balkan memleketlerini severim ve hem onun hem de osmanlı'nın (hehe) sayesinde kültüre de bayağı aşinayım sayılır. tabii yugonostaljik bir bey olmamın da payı var ama bunu ortalık yerde pek söylemiyorum, hırvatlar genelde sevmiyor. "olm yugoslavya'yı yine kuralım ama sırpları almayalım bu sefer" diyorum, gülmüyorlar. imkânım olsa, bugün yerleşebilecek olsak giderdim.
0
der meister
(30.05.20)
Kuzey İtalya'nın kırlarında gezenti bir hayat yaşamak güzel olurdu. Alpler ile Po Nehri arasında bir yerlerde köy köy dolaşıp şarap içer suya girerdim.
0
vedatchilipeppers
(30.05.20)
3 seneyi aşkın fransa geçmişim var, doktorayı burada yaptım. 3 sene türkiye'ye dönüp tübitak projesinde çalışıp geri geldim, şu anda da burada yaşıyorum.

kuzey avrupa'yı tercih etmezdim, hem maddi, hem de manevi açıdan soğuk geliyor. hava da soğuk, insanlar da soğukmuş gibi. saçma olabilir, neyse.

almanya'da çok fazla türk var, muhatap olmak istemiyorum pek. polonya, çekya, macaristan, ispanya, italya; bunlar da akademik imkanlar bakımında biraz fakirmiş ya, maaşlar nispeten düşükmüş.

isviçre'de yaşamak isterdim açıkçası. masraflar fazla ama maaşlar da güzel. belki kalıcı bir pozisyon bulmak için isviçre'yi zorlayabilirim; hiç olmadı fransa artık.
0
chezidek
(31.05.20)
@chezidek fransa’yı avantaj ve dezavantaj yönünden değerlendirebilir misiniz? Sevdiğiniz, sevmediğiniz/ en zorlandığınız yönleri vs.
0
🌸garavel
(31.05.20)
İtalya ama köy fantezim falan yok. Direkt Roma'da yaşamak isterdim. Ya da İspanya, Barselona olabilir. Sebebi iklim, kültür, yaşayış, dil...

Almanya'da ya da Fransa'da yaşamak pek çekici gelmedi şu ana kadar.
0
dissendium
(31.05.20)
@garavel; Fransa güzel bir ülke. Eger uluslararasi bir sektordeysen (misal komsum magazalarin ic dizayni isinde ama Fransızca bilmiyor ve calisacagi kisiler normal fransiz dukkan sahibi) fransizca bilme zorunlulugun yok ki cok ilan gordum fransizca aramayan, ben kendi iki isimi de fransizca konusmadan aldim zaten.

Irkcilik, milliyetcilik gibi şeyler yasamadim. Bir kere bir ermeni spor salonunda gelip "talat paşayi biliyor musun dedelerimi oldurmus" falan dedi. Bunun disinda daha fransa'da noluyo lan dedigim olay yasamadim. Cogu kisi oldukca nazik ve kibar hatta. Tabi ben mizac olarak Türk'e benzemiyorum, isim olarak da ispanyol cagristiriyorum o yüzden etkili olabilir.

Calisan haklari konusunda kimse ellerine su dokemez. 7 hafta tatil, normal calisana 35 saat (benim gibi müdürler sinirsiz saat), isten atilmak imkansiza yakin gibi, kisa sureli issizlik olsa bana %100 maas ve normal calisana da %80 maaş veriliyor. Sağlık sistemi maliyet acisindan iyi ama randevu vs turkiye gibi değil. Ama Türkiyede yer gok ozel hastane ve fransa gibi cebimden para cikmasin dersen turkiyede de beklersin devletten randevu için. Ama disci, goz doktoru vs gibi şeyler hepsi odeniyor (ek sigortan varsa %100 ki sirket veriyor bu sigortalari ya da sen kendin de alabilirsin).

En büyük sikinti bana göre belgeye dayali islemin coklugu. 25 yillik Türkiye hayatimdaki belgenin 10 kati belge edindim Fransa'da.

Devlet isleri sikintili ama eninde sonunda çözülüyor.

Almanya'da araba, teknoloji daha ucuz. Ama orada daha cok calisip daha az tatil yapiliyor o da var.

Fransa güzel ülke, hele akdeniz insaniysan bizlere daha uygun. Isvec'e norvec'e oranla buraları tercih ederim.
0
logisticsmanager
(31.05.20)
Bahsettiğiniz ülkeleri görmüş daha önce Almanya ve Fransa’da yaşamış ve Eylül ayı itibariyle Hollanda’ya yerleşecek birisi olarak ben de düşüncelerimi paylaşmak isterim.

Almanya: Fransa’da yaşarken hep özenirdim burada yaşayanlara. Alman şehirlerini gezmek, orada bulunmak çok iyi gelirdi. Biraz davulun sesi uzaktan hoş gelir hesabı Düsseldorf’a gelince anladım ki çok kalabalık olmamızın yol açtığı bazı onarılamaz sorunlar var. Türklerin çok olması kültürel olarak bir çok şey ulaşılabilir kılmakla birlikte başa çıkmanız gereken bir dolu önyargı ve ayrımcılık sorunlarını da beraberinde getirmiş. Kimse sizin hakkınızda bir şey merak etmiyor bu çok acı. Doğrudan bir olay deneyimlemesem de bir özgüvensizlik hissediyordum genel olarak. Ekonomik olarak çok rahat, marketler çok ucuz kiralar hariç ger şey ucuz. Hayat genel olarak çok rahat diyebilirim. Bir de Fransa ile kıyasladığımda daha az yeşil daha az temiz hava var idi. Bu tabii şehre göre değişir. Güney Almanya daha sempatik gelmiştir hep.

Fransa: 5 ay kaldım ve zor geçti. Dil büyük bir problem. Almanya’da Türkler ne ise burada da Kuzey Afrikalılar öyle. Kalabalık bir müslüman nüfusu söz konusu. Almanlara göre daha kibirli davranışlar gözlemlemiştim. Almanların daha rahat olduklarını düşünüyorum. En önemlisi sosyal hayat sahiden çok kötüydü. Saat 6’da her yer kapanıyor, sokaklar bomboş, panjurlar çekiliyor. Pazar günleri de aynı. Fransızca zor ve güzel bir dil. Genel olarak marketler vs ucuz olsa da kiralar aynı şekilde pahalı. Lyon tarafları güzel. Burada yaşayan Türklerin genel anlamda mutsuz olduklarını gözlemlemiştim.

İsviçre: Çok defa gidiş gelişlerle yaklaşık 2 ay geçirdim Zürih ve Bern’de. 20’ye yakın şehir gezmiş birisi olarak içimi bu kadar daraltan başka bir ülkede hiç bulunmadım. Hayat pahalılığı bir tarafa katı kurallar ve sürekli ceza yeme korkusu hayatı zorlaştırıyor. İnsanlarla yakın ilişkiler kurmak çok zor. Türk nüfus az değil ve önemli ölçüde bir Kürt diasporası var. Pkk terör örgütü olarak tanınmadığı için Kürtler sürekli eylem yapıyorlar. Gezmek için güzel ama asla yaşamak istemezdim.

Hollanda: 5-6 şehir gezmiştim daha önce. Ekonomik olarak Almanya’ya nispeten pahalı bir yer. İnsanlar çok mutlu görünüyorlar. Liberal politikaların ve bu politikaların genel tutarsızlığının çok fazla yaşandığı bir yer sanırım. Açıkçası orada yaşayacak olmaktan ötürü bazı çekincelerim var önyargı ayrımcılık noktasında. Fakat yine de mutluyum.
0
but that was just a dream
(31.05.20)
cok net soyluyorum, avrupa'da hollanda disinda bir yerde yasanmaz. hem dil, hem is imkanlari, hem genel olarak gelismislik hem de yabancilara bakis acisi acisindan hollanda'dan daha iyi olan bir yer yok. dogasi ve ekonomik sebepleri ile Isvicre de iyi ama Isvicre Almancasi disinda dil bilmezler. almani, fransizi italyani dahil isvicreli olmayan kimseyi sevmezler ve istemezler bunu da gayet belli ederler. evli, cocuklu ve 45+ yasinda degilsen sehirlerinde yapacak hic bir sosyal aktivite bulamazsin.

5 yil Hollanda 1,5 yil Isvicre'de yasadim. Almanya, Belcika, Italya Fransa hepsini gezdim. Iyiki hollandaya yerlesmisim diyorum.
0
crucio
(31.05.20)
@crucio hollanda’da hangi şehirdesiniz? açıkcası gönlüm amsterdam dışında sessiz sakin bir yer istiyor. arkadaşım 5 ay arnhem’de yaşadı ve öve öve bitiremiyor fotoğraflardan gördüğüm gerçekten muhteşem bir yer ama iş imkanları nasıldır bilemiyorum tabi.

@but that was just a dream dediğiniz durum gerçekten can sıkıcı, 3-3,5 milyonun üzerinde türk var ve artık sizi ezberlenmişler mutlak bir önyargı var ve belki yabancı gözü ile bile bakılmıyor. ama yine de yazınızdan anladığım en yaşanılabilir yer almanya gibi. merak ettğim, fransa’da hayat bitiyor demişsiniz belli bi saatten sonra almanya farklı mı ?
0
🌸garavel
(31.05.20)
Açıkçası Türklerin çok olmasından kaynaklı sorunları (ki bu durumun epey bir getirileri de var) bir kenara koyarsak ben Almanya tercih ederdim. Aslında geçen sene benzer bir tercih yapmak durumunda kalmış birisi olarak Almanya’yı seçmiştim fakat eşimin eğitim durumundan ötürü Hollanda’ya yerleşmek durumundayız şu an.

Şöyle söyleyim Fransa’da 130 binlik küçük bir şehirde yaşadım. Herhangi bir insanla konuşmadan geçirdiğim bir sürü gün olmuştur. 6-7 gibi tüm marketler, mağazalar kapanıyor sokaklarda da kimseler kalmıyordu. Benzer bir duruma Hollanda’nın Venlo şehrinde ve İsviçre’nin Zürih hariç bir çok şehrinde de rastladım. Paris’te de sokaklar hiç hareketli değildi 9-10 gibi saatlerde. Aksine Düsseldorf her saat hareketliydi. Sadece şehir merkezi değil kenar mahallerinde bile büyük süpermarketler gece 12’ye kadar açıktı ve sabaha kadar toplu taşıma vardı. Hala da öyledir diye düşünüyorum. Fakat Düsseldorf’un Almanya’nın en büyük şehirlerinden birisi olduğunu unutmamak lazım.
0
but that was just a dream
(31.05.20)
Budapeşte'ye aşığım. Gördüğüm şehirler arasında net en güzeliydi.
O yüzden Macaristan hayalimdir :(
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(31.05.20)
havadan para geldigi ve oturma izni vs gibi konseptlerin olmadigi bir utopyadan bahsetmiyorsak (yani budapeste falan...) ingiltere.

neden? cunku ingilizce biliyorum ve bu yuzden kulturel olarak gorece az izole olacagimi ve kariyer olanaklarimin gorece olarak genis olacagini dusunuyorum.

"sunlar bunlar tercih ediliyor, italya ispanya tercih edilmiyor" derken... kimsenin "tercih" ettigi yok ki. herkes gidebildigi yere gidiyor. ispanya italya zaten issizligin yuksek, ekonominin kotu oldugu yerler. bunun ustune dil bariyeri, calisma dilinin cogunlukla ingilizce olmamasi gibi seyleri ekle. haliyle turkiye'den birinin is bulup gitmesi zor.

onun haricinde avrupa'da yasamiyorum ve yasamayi dusunmuyorum zaten.
0
hot potato
(31.05.20)
"@chezidek fransa’yı avantaj ve dezavantaj yönünden değerlendirebilir misiniz? Sevdiğiniz, sevmediğiniz/ en zorlandığınız yönleri vs."

@garavel: bürokrasi/kağıt kürek işleri biraz bunaltıyor insanı, ama gerekli belgeleri toparlayınca işlemler sorunsuz halloluyor.

dil problemi yaşanabilir, ilk geldiğimde işleri ingilizce halletmeye çalışmıştım. o zamanlar öğrenci olduğum ve baştaki işlemler hep yabancıların yaptığı şeyler olunca ingilizceyle yırttık, eğer işyeri yabancı ağırlıklı bir şirket/üniversite/kurum ise ingilizce geçerli olur ama sağda solda milletle muhabbet etmek için temel düzeyde fransızca şart.

yaşanılan şehre göre yaşam kalitesi değişebiliyor. büyük ve tarihi şehirlerde mimari çok güzel. daha önce doğuda, almanya sınırına çok yakın ve tarihi önemi olan bir şehirdeydim. binaları incelemekten kendimi alamazdım. insanları güzeldi.

şu anda paris'in 30 km güneyinde bir şehirdeyim. aradaki fark o kadar açık ki. burası paris'teki yüksek kiralardan kaçmak için sonradan yapılmış bir şehir. paris istanbul'sa burası sakarya gibi bir yani. sosyal imkanlar biraz kısıtlı, ama trenle 45 dakikada paris'in göbeğine ulaşmak mümkün.

ben akademik ortamdayım, çalışma şartları çok güzel. haftalık 35 saat, 55 gün iznim var. izin süresine haftasonlarını dahil etmiyorlar, teknik olarak 77 gün oluyor yani. şirkette olsam da şartlar benzer olurdu herhalde. kuzenim de 15 senedir gıda mühendisi olarak fransa'da, onun demesine göre çok abuk bir şey yapmadığın sürece işten çıkarılma gibi bir durum söz konusu da olmuyormuş sanırım.

başka da aklıma bir şey gelmiyor. özellikle sormak istediğin bir şeyler olursa mesaj atarsın hocam.
0
chezidek
(31.05.20)
bence bu tarz ülkelerde sosyal yaşama girmek zor. türk olmamızdan dolayı bir ön yargı var. sosyal hayat benim için önemsiz, yaşam şartları daha önemli diye düşünüyorsanız. hollanda iyi seçim olur. ancak hafta içi her yer 6dan sonra kapanıyor, iskandinav yaşamına benzer sakin bir yaşam bizim gibi akdeniz insanına sıkıcı geliyor.(amsterdam hariç) kuzey fransa hoşuma gitmişti, kuzey italya da öyle. almanya da çok türk olması dezavantaj. hollanda da türk çok. beklentiye göre değişir.
0
mikahakkinen
(31.05.20)
İsvicre'de büyümüş ve İsviçre vatandaşı biri olarak gözüm kapalı İsviçre derim bu soruya. Diğer Avrupa ülkelerinde uzun uzadıya kalmadım hiç; tatillerde vs gittim ama benim için Avrupa ülkesinde yaşayacaksam o ülke İsviçre olur ve çoğu konuda diğer ülkelerden fersah fersah ilerdedir bence. Öyle ırkçılık, kimseyi sevmeme vs gibi durumlarla da bir kere bile karşılaşmadım; aksine fazla mozaik bir ulke. Ha düzeni, kuralları sonradan gelen insanlara zor geliyorsa bilemiyorum; aksine benim İsviçre'de en sevdiğim şey bu düzendir. Şu anda Türkiye'de bu konuda çok zorlanıyorum.

Bir de belki Londra; gittiğimde bayağı sevmiştim.
0
fraise
(31.05.20)
(4)

İngilizce Öğrenmeden Almanca Öğrenmek

in a world of magnets and miracles
net bir sorum var. anadili türkçe olan sizin benim gibi birinin, ilk öğrenmeye çalıştığı dilin almanca (veya fransızca) olması, ilk öğrenmeye çalıştığı yabancı dilin ingilizce olmasına nazaran daha zor mudur kolay mıdır? yani ilk ingilizce öğrenmeye çalışırsak (tr'de yaşayan çoğu kişi gibi) almanca
net bir sorum var. anadili türkçe olan sizin benim gibi birinin, ilk öğrenmeye çalıştığı dilin almanca (veya fransızca) olması, ilk öğrenmeye çalıştığı yabancı dilin ingilizce olmasına nazaran daha zor mudur kolay mıdır? yani ilk ingilizce öğrenmeye çalışırsak (tr'de yaşayan çoğu kişi gibi) almanca bize aşırı zor gelip yapamayacakmışız gibi gelebilir mi? bana geldi de ondan soruyorum.
0
in a world of magnets and miracles
(30.05.20)
Yapı olarak Almanca daha karışık. Öte yandan da her dilin farklı zorlukları var. O yapamayacak hissinin sebebi İngilizceyi önce öğrenmemek değildir. Nasıl bir sürü kişi öğreniyorsa siz de öğrenebilirsiniz.
0
senolll
(30.05.20)
bir dil öğrenmek için önce ingilizce bilmek şart değil tabii ki.

şart olan bu zaman da ingilizce bilmek. o ayrı konu tabii.

almanca ingilizceden çok daha zor bir dil hatta bana kalırsa kıyaslanamaz bile. ingilizce, almancanın yanında tarzanca gibi bir şey hatta. (gerçi kökenleri bir nevi ortak ama öğrenim açısından söylüyorum) ister ingilizce bilin ister bilmeyin zorluyor.

ha ingilizce bilmenin avantaj sağladığı çok nadir yerler olur ama o da ingilizce bilmekten çok başka bir yabancı dili öğrenme sürecinden edinilmiş tecrüben gelir.
0
AlsterWasser
(30.05.20)
once almanca ogrendim. anadili almanca olan bir liseye gittim 0 ingilizceyle. sonra da ingilizce’yi universitede ogrendim ve o kadar kolay geldi ki.

almanca ingilizce’den daha komplikedir burasi gercek. o yuzden ingilizce gibi basit bir dilden sonra almanca cok kafa karistirici gelebilir. mesela “ama ingilizce boyle istisnalar yoktu” diye kiyaslamalara girip almanca’yi gozunuzde buyutebilirsiniz. o yuzden direkt almanca’dan baslayin hazir kafaniz bosken
0
wagner love
(30.05.20)
"ilk ingilizce öğrenmeye çalışırsak (tr'de yaşayan çoğu kişi gibi) almanca bize aşırı zor gelip yapamayacakmışız gibi gelebilir mi? bana geldi de ondan soruyorum."

Bunun sorumlusu ingilizcenin beynini kolaya alistirmasindan ziyade bir dili ogrenmenin devamli olarak kullanmaya motive olmadikca cok zor olmasindan kaynaklaniyor. Kimse ozel bir ilgi ve motivasyon duymadan turkiye'de oturdugu yerden almanca ogrenemez, cok ciddi disiplin gerekir ki butun diller icin boyle. Ingilizce ise her yerde, internette ingilizce, sinemada ingilizce, okulda ingilizce, televizyonda ingilizce, turizmde ingilizce falan oldugu icin sindirmek daha kolay. Ister istemez ogreniyor yani insan. Bunu gidip kendini Almanya'da yasmaya falan zorlamadikca Almanca icin yapmak zor.
0
hot potato
(30.05.20)
(8)

22 yaşındayken sormuştum

pgup
şimdi 26 yaşındayım ve benim hala ehliyetim yok :Daraba kullanmayı biliyorum, trafiğe hiç çıkmadım, günlük hayatta hiç eksikliğini de hissetmedim.bu kötü bir şey mi?** yazılım mühendisiyim, iş ve sektör açısından bakarsak araç kullanmayı geçtim masadan kalkmamam yeterli oluyor
şimdi 26 yaşındayım ve benim hala ehliyetim yok :D

araba kullanmayı biliyorum, trafiğe hiç çıkmadım, günlük hayatta hiç eksikliğini de hissetmedim.

bu kötü bir şey mi?

** yazılım mühendisiyim, iş ve sektör açısından bakarsak araç kullanmayı geçtim masadan kalkmamam yeterli oluyor
0
pgup
(23.05.20)
Bir gün arac kiralamak istersen acil işin olup o sıkıntı olur. Bazı iş kollarında pazarlama vs. Ehliyet çok büyük ihtiyaç. yani insan hayatında artık büyük bir gereklilik kendisi.
0
jackyr
(23.05.20)
Ben senden buyugum ve benim de yok. Yani olsa iyi belki onumuzdeki 3-5 sene icinde alirim ama ben de ciddi bir eksikligini hissetmedim. Cok gerekirse taksiye biniyorum ki her turlu arac sahibi olmaktan ucuz.

Cocugum olsa cok farkederdi ama simdiki durumda su an hayir.
0
hot potato
(23.05.20)
araba surabilme kabiliyeti en az yurume kabiliyeti kadar onemlidir. surmeyi bilmen guzel bir sey.

ehliyeti al ve resmilestir. ben de alacagim ama sanirim sinavlar yapilmiyor.
0
Leonardo~Da~Vinci
(23.05.20)
32 yaşında ehliyet aldım. araba kullanmayı da bilmiyordum. bence eksikliğini hissetmediysen kötü bir şey değil, ihtiyacın olunca alırsın, veya uygun bir zamanında alırsın aradan çıkar. ben eksikliğini hissedince gittim kursa yazıldım, gezemiyorum evde tıkıldım kaldım diye.
0
pati
(23.05.20)
eksikliğini muhakkak hissetmişsindir.
kesinlikle şart.

trafiğe çıkmadan da araba kullanmayı biliyorum denmez.
araba kullanmak motoru çalıştırmak ileri geri yapmak demek değildir.
0
alt4y
(23.05.20)
Eksikliğini bir gün bir yerde hissedeceksin. Senle aynı yaşta değilim ama pandemi olmasaydı ehliyet kursuna gidecektim.
0
ekşi duyuru sever
(23.05.20)
al kenara koy işte. sanki alması çok zor bir şey.
0
tabudeviren
(23.05.20)
ilerde müdür olursan ve şirket sana araba verirse arabayı alamayıp servisle falan gitmeye devam edersin
:(

yok yakınken al aradan çıksın.
0
himmet dayi
(23.05.20)
(2)

Ruslar türkçeyi nasıl bu kadar iyi öğreniyor?

mg3929
Diller arasında gramer benzerliği falan mı var? En iyi konuşan yabancılar ruslar gibi.
Diller arasında gramer benzerliği falan mı var? En iyi konuşan yabancılar ruslar gibi.
0
mg3929
(22.05.20)
hocam her rus türkçe konuşuyor da çatpat konuşuyorlar çok bu kadar çok olmalarının sebebi de mecbur olmaları türkçe öğrenmeye çünkü burada yaşıyorlar ne yapacaklar başka? o kadar bozuk ingilizce konuşan insanlara ben ingilizce biliyor demiyorum mesela ana dili ingilizce olmayan biri olarak bile.

rusça hocam 94'te türkiye'ye gelmiş bir kadındı ve hala o kadar kötüydü ki türkçesi(94'te türkiye'ye gelmiş biri olarak tabii)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.05.20)
kesinlikle herhangi bir benzerlik yok. @cat'in dedigi gibi kendilerini zorlayinca ogreniyorlar.
0
hot potato
(23.05.20)
(2)

Korona günlerinde solunum ya da nefes alıp verme ile ilgili bir soru

candanag
Yaklaşık iki aydır falan mümkün olduğunca sadece haftada bir kez alışveriş için cikiyorum, sonrasında evde geçen ortalama 48 saat boyunca mentol yemişim gibi nefes alıp vermede belirginleşme ve burunda karıncalanma ya da grip/nezle olacakmisim gibi biseyler hissediyorum sonrasında geçiyor. Ev içinde
Yaklaşık iki aydır falan mümkün olduğunca sadece haftada bir kez alışveriş için cikiyorum, sonrasında evde geçen ortalama 48 saat boyunca mentol yemişim gibi nefes alıp vermede belirginleşme ve burunda karıncalanma ya da grip/nezle olacakmisim gibi biseyler hissediyorum sonrasında geçiyor. Ev içinde balkona da çıkıp temiz hava alan birisi olarak fiziksel ya da psikolojik temelli bunun sebebini bilen veya benzer durumu yaşayan var mıdır?
0
candanag
(22.05.20)
ben de markete girince nefes darlığı yaşıyordum 2-3 hafta öncesine kadar. psikolojik tamamen.
0
diffarentiationation
(22.05.20)
sonrasinda hemencecik geciyorsa korona degildir.
0
hot potato
(23.05.20)
(3)

abd uçuşu için ekonomi vs business

antikadimag
biletlerin bana gelişiekonomi 2000 tlbusiness 5500 tlaradaki farka değer mi? ankara - ist - chicago.
biletlerin bana gelişi
ekonomi 2000 tl
business 5500 tl

aradaki farka değer mi? ankara - ist - chicago.
0
antikadimag
(21.05.20)
corona önlemleriyle beraber ikram servisi kalkıp sadece paketli gıdaya dönüldüğü için değmez bence.
0
hayaletimsi
(21.05.20)
yemek büyük bir artı doğru ama yatağa dönüşen koltuk en en büyük artı
kesinlikle değer.
5500 tl = 800 dolar yapıyor para değil.
0
Corc
(21.05.20)
Deger mi diye soruyorsan deger. Benim aklimin ucundan bile gecmezdi mesela.
0
hot potato
(21.05.20)
(5)

Bu hangi Türk rockçının gençliği?

contraparal
Fikri olan var mı?
Fikri olan var mı?
0
contraparal
(21.05.20)
Ogün Sanlısoy
0
alex
(21.05.20)
Ogün'ün gençliği böyle değil.
0
🌸contraparal
(21.05.20)
Tanıdık gelmedi. Kesin ünlü bir rockçı mı? Ogün Sanlısoy değil.
0
himmet dayi
(21.05.20)
Ogün den daha çok Demir Demirkan a benziyor ama o bile olmayabilir.
0
candanag
(21.05.20)
kesinlikle ikisi de degil. 15-20 senelik falan bir foto ki o zamanlar ogun sanlisoy piyasaydi ve kesinlikle bu gorunumde degildi. demirkan hic degil.
0
hot potato
(21.05.20)
(1)

Çatıdaki Klip

Nuwanda
Herkese merhaba,İngilizce bir şarkı arıyorum. Şarkının sözlerini hatırlamıyorum fakat klibi hatırlıyorum, klipteki abi çatıda haykıra haykıra şarkıyı söylüyordu. Şarkı cinsel çağrışımlar barındıran bir şarkıydı, hatta tam nakarat kısmında çatının kenarına gelip kollarını iki yana açıp söylüyordu şar
Herkese merhaba,

İngilizce bir şarkı arıyorum. Şarkının sözlerini hatırlamıyorum fakat klibi hatırlıyorum, klipteki abi çatıda haykıra haykıra şarkıyı söylüyordu. Şarkı cinsel çağrışımlar barındıran bir şarkıydı, hatta tam nakarat kısmında çatının kenarına gelip kollarını iki yana açıp söylüyordu şarkıyı. 2010-2012 arası bir zamanda çıkmıştı.
0
Nuwanda
(21.05.20)
Tarkan olurum sana olurum hist zilli
0
hot potato
(21.05.20)
(7)

vefat eden dayımın saatini ananeme vereyim mi? - korona

Fusha
bugün ananemin covide yakaladığını öğrendim. dayım 15 yıl önce vefat etmişti. ananem de dayımın saatini takardı hep. üç veya dört yıl önce dayımın saatini istedim ananemden. hem vereceğini tahmin etmiyordum hem de ben de çok severim dayımı. birkaç ay öncesinden bende bir pişmanlık başladı saati aldı
bugün ananemin covide yakaladığını öğrendim.

dayım 15 yıl önce vefat etmişti. ananem de dayımın saatini takardı hep. üç veya dört yıl önce dayımın saatini istedim ananemden. hem vereceğini tahmin etmiyordum hem de ben de çok severim dayımı. birkaç ay öncesinden bende bir pişmanlık başladı saati aldığım için(hiç ısrar etmedim ananeme saat için) neyse ananem, bana bir saat al öyle vereyim dedi. ben de bir köstekli saat aldım kendisine.

bugün annemi aradım, o laf arasında söyledi. bu yüzden çok iyi durumu diye anlamam lazım aslında. kötü olsaydı söylerlerdi bana diye tahmin ediyorum. istanbulda oturuyor benim aile ben çoook uzaktayım maalesef. istanbula gidebilirsem yasaklar vs kalkınca, saati versem dayımı hatırlatıp üzmüş mü olurum?

çok büyük bencillik yapmışım gibi hissediyorum, pişmanım.
0
Fusha
(18.05.20)
verip vermeme konusunda bir şey diyemem ama pişmanlığını geçirmek için annanenle konuşsan onun sana saati gönüllü verdiğini duysan falan rahatlarsın belki.
0
carpenic
(18.05.20)
Sayını unutmamistir ki
Hatırlatmış Olmazsın
Ayrıca bencillik değil yaptığın. Hoşuna bile gitmi. Olabilir.
Gecmis olsun.
0
kisa
(18.05.20)
iki kere okudum anca anladım yazdığınızı.

yani şimdi hatırlatmaktan ziyade covid olmuş bir insana bunu yaparsanız insan öleceğini falan düşünür. durumu iyiyse şimdi değil ama iyileştikten sonra verin. sonuçta onun oğlu sizin dayınız. iyi bile olur.
0
respect
(18.05.20)
Hocam çok uzakta yaşıyorum zaten. Istesem de hemen veremem. Iyileşince giderim anca. Yasak vs var ya zaten. Sormak istediğim şeylerden biri şu; saati alınca dayımı hatırlayıp çok üzülür mü?

Diğeri: büyük bir bencillik mi yapmışım zamanında saati isteyerek.

Edit: bu arada durumunun iyi olduğunu tahmin ediyorum dedim ama şöyle; anneme sordum durumunu tabii ama bizde uzakta olan birine hastalık veya vefat hemen söylenmez bilirsiniz. Survivor yarışmasında bile bir yarışmacının köpeği mi ne ölmüş onu bile söylemişler.
0
🌸Fusha
(19.05.20)
"bugün annemi aradım, o laf arasında söyledi."

anneannen saati mi istemis? annenin laf arasinda soyledigi ne?

ozellikle istemediyse saati vermene gerek yok. saati atsan veya alakasiz birine versen/satsan sorun olurdu ama saat hala ailede, o cocuguysa sen de torunusun. saatin sende olmasindan zaten rahatsiz degil. vermene gerek yok. verince de ekstra bir mutluluk veya mutsuzluk yasamayacaktir.
0
hot potato
(19.05.20)
Laf arasında söylediği şey ananemin hasta olması.
0
🌸Fusha
(19.05.20)
Respect+1
0
primetime
(19.05.20)
(3)

Otrivine

yigitovic
Otrivine kullandiktan sonra tikali burun otoban gibi aciliyor ya, burnu tikali olmayan insanlar normalde oyle nefes almiyordur herhalde? Otrivine ekstra aciyor sanki, haksiz miyim?
Otrivine kullandiktan sonra tikali burun otoban gibi aciliyor ya, burnu tikali olmayan insanlar normalde oyle nefes almiyordur herhalde? Otrivine ekstra aciyor sanki, haksiz miyim?
0
yigitovic
(18.05.20)
damarları büzdüğü için eksta açılıyor. ama o konforu hep yakalamak isterdim ben de. Ama öyle bir durumda uzun vadede burun kuruluğu ve bir çok hastalığa davet olduğunu biliyorum.oradaki mukoza kaplı alan kuruyunca işlevini kaybediyormuş.
0
bugisme
(18.05.20)
duruma gore degisir bence. benim burnumu otrivin bile acmiyor mesela.
0
hot potato
(18.05.20)
@hot potato sanırım uzun süreli sprey kullanımı bir süre sonra etkisini yitirmesine sebep oluyormus spreyin. Öyle bir durum yasanmis olabilir, biraz ara verin kullanıma diyecegim de nefes alamayınca insan mecbur kalıyor tabii.
0
🌸yigitovic
(18.05.20)
(14)

berbere gidilir mi?

diffarentiationation
1 hafta oldu açılalı, kalabalık azalmış mıdır? gittiniz mi veya gidecek misiniz?
1 hafta oldu açılalı, kalabalık azalmış mıdır? gittiniz mi veya gidecek misiniz?
0
diffarentiationation
(18.05.20)
gittim. kalabalık aynıdır bence. zaten randevu veriyorlar. traş olurken diğer müşteri geldiyse dışarda bekliyor.

hatta ben ilk günlerde (geçen çarşamba) gittim ki, berbere virüslü müşteri gelirse bulaştırıcı olmadan halledeyim berber negatifken diye :).

başka bir duyuruya yazmıştım tekrar yazayım.
günün ilk randevusunu aldım. ortamda/aletlerde virüs varsa, akşam 9 dan sabah 9 a 12 saatte bi nebze olsun daha temizdir diye düşündüm. hemen başkasının ardından traş olmak yerine günün ilk traşını olmak daha steril geldi bana. çünkü ben traş olurken birisi geldi randevusuz (benden sonra randevulu yok diye aldı), dışarda bekledi. benden sonra onu traş edene kadar aletleri temizlemiş midir, aynı aletlerden başka var mıdır bilmiyorum.

berber maskeli idi. saçı yıkadıktan sonra da tek kullanımlık havlu kullandı. ama yüzüme vs dokundu tabi çıplak elle.
0
fezagezgini
(18.05.20)
Ben gitmem bi süre daha. Evde makine ile devam
0
all girls dream
(18.05.20)
Uzun bir süre gitmeyi düşünmüyorum. Normal zamanda da berberde hijyen hep kafama takılırdı. Bir tarak kaç kişide kullanılıyor allah bilir.
0
Topalordek
(18.05.20)
kesinlike dusunmuyorum. kendi sacimi kesitigimdeki cekiciligimle berber kesitindeki arasindaki far %0.00001 falan. niye bu riski alayim. zaten evdeyim, zamanim var kesmek icin de.
0
hot potato
(18.05.20)
yaz sonuna kadar gitmeyecem gibi.
0
cooperr
(18.05.20)
Düşünmüyorum uzun bir süre. Zaten evden calisiyorum pek insan icine ciktigim yok. Karantinanın başında hayatımda ilk kez kazıdım, 2 aydır idare etti. Bundan sonrasi makinayla devam.
0
yigitovic
(18.05.20)
Bu vakitten sonra bir daha gidecegimi sanmiyorum. Zaten genel olarak sevmezdim berbere gitmeyi. Gerekli steril kosullari saglayabilecek kafada degil zaten bircogu. Bulas riski cok yuksek, sac trasi icin bu riske degmez.
0
msb
(18.05.20)
babam papaza dondu ama gitmiyor :D
0
baldur2
(18.05.20)
kendim harika kesiyorum saçımı makinayla. berber işi benim için kapandı sonsuza dek :D
0
xrated
(18.05.20)
cuma sabahı karı-koca gidip kazıtacağız, sonra eve gelip kendimizi çamaşır suyuna yatırıp birer şişe domestosla gargara yapacağız, dezenfektan içeceğiz. sonra daha da eylül-ekime kadar gitmeyiz.
0
halanne
(18.05.20)
Bulunduğum ildeki vaka sayısı tamamen bitmeden gitmem.
Bulunduğum il vaka sayısı olarak ilk 5 içerisinde.
Özetle çok uzun bir süre gitmem
0
han20
(18.05.20)
en son martın ilk haftasında gitmiştim. saçlarım uzadı lüle lüle oldu ama gitmeyi düşünmüyorum en azından bayrama kadar. evde sakalları hallediyorum. haziran başı şirkete dönene kadar böyle idare ederim :D
0
golgi aygıtı
(18.05.20)
Covid19 hayatımızın her alanına girdi maalesef. Dikkat ederek her türlü şeyi yapmaya devam etmek lazım.

Berberlerde ustura kullandırmayın, gelince duşunuzu alıp; dezenfekte olun. Ciddi bir risk yok.

Berberlerde hijyen olayı yalan, bunu da belirtiyim. Dikkat eden belki vardır ama çoğu, eski düzen devam edecek. Burada hükümetin yapabileceği en iyi çözüm: havlu, önlük gibi olabilecek ürünlerde, tek kullanımlık ürünlere zorlamak.
0
kartallar yuksek ucar
(18.05.20)
Şu durumda saçınızı, sakalınızı kendiniz kesseniz veya uzun, şekilsiz olsa bile kimsenin yadırgayacağını zannetmiyorum.
Babama, kardeşime falan asla gitmemelerini tavsiye ediyorum ben. Yani market, pazar alışverişi olsa mecbur kalınmıştır diyeceğim ama kuaförle berberlere gitmeye hakikaten gerek yok.
0
chitosan
(18.05.20)
(8)

yabancı kökenli Türkçe kelimeler

cum dederit dilectis suis somnum
bana aklınıza ilk gelen 5-10 tane yabancı kökenli türkçe sözcük söyler misiniz? şart şu: hala kullanımda olan ama herkesin bilmediğini düşündüğünüz sözcükler lütfen kökeni fark etmez.
bana aklınıza ilk gelen 5-10 tane yabancı kökenli türkçe sözcük söyler misiniz?

şart şu: hala kullanımda olan ama herkesin bilmediğini düşündüğünüz sözcükler lütfen
kökeni fark etmez.
0
cum dederit dilectis suis somnum
(17.05.20)
Alaturka
Cumhuriyet
Bukalemun
Bahar
Çay
0
hot potato
(17.05.20)
tinyurl.com

şunun gibi mi?

aklıma ilk domates patates geldi
0
sttc
(17.05.20)
aklınıza ilk gelmesi önemli :)o yüzden buraya yazdım ya :) sttc
0
🌸cum dederit dilectis suis somnum
(17.05.20)
kürdan ve masa
0
alperz
(17.05.20)
Kolye, hoparlör, avukat.
0
ganbatte
(17.05.20)
+Şifon, afiş.
0
ganbatte
(17.05.20)
legal, teknoloji, enformasyon, kitap, sekreter.
0
tabirimekruh
(17.05.20)
Şantiye, kanun, espri, priz, balkon, ampul.
0
wish i could find a way to disappear
(18.05.20)
(5)

Corona anne babanizla gorusmenizi etkiliyor mu ?

joehigashi
Soru baslikta. Salgin suresince anne baba ile gorusebiliyor musunuz gorusuyorsaniz ne sıklıkla gorusuyorsunuz ?
Soru baslikta. Salgin suresince anne baba ile gorusebiliyor musunuz gorusuyorsaniz ne sıklıkla gorusuyorsunuz ?
0
joehigashi
(14.05.20)
anne babamla aynı evdeyiz ama 2 aydır hiç dokunmadık birbirimize. dedem ve anneannem ile görüşmüyoruz, evlerine bile girmedik, bu etkiledi bizi.
0
diffarentiationation
(14.05.20)
sifir defa gordum marttan beri.
0
hot potato
(14.05.20)
Bu hafta kendi özel aracımla gittim. 2 aydır ne onlar ne de ben dışarı çıkıyordum. Temiz olduğumuza emin olduğum için. Annemi babamı değil de kız kardeşimi hayvan gibi özlemiştim.
0
makarnacanavari
(14.05.20)
Anneme gitmiyorum. Bozuluyor ama eşim hergün dışarı çıktığından korkuyorum taşıyıcı falansak diye. Gitsem sarılır rahat durmaz biliyorum.
0
hushhush
(14.05.20)
etkiliyor, görüşmüyoruz. evden de dışarı çıkmıyorlar. birşey lazımsa alıp sokak kapısının koluna asıyorum. dezenfekte edip kullanıyorlar.
0
orpheus
(15.05.20)
(10)

hangi Georgia?

diffarentiationation
https://edition.cnn.com/2020/05/14/us/georgia-invasive-lizard-trnd/index.html?utm_source=fbCNN&utm_medium=social&utm_content=2020-05-14T13%3A31%3A22&utm_term=link&fbclid=IwAR3oDchJzCUQzW9ZfQ2ETF6iVw7ytiFqhwzAXc1tmkxWi3iKA7eg796pnes&fbclid=IwAR3tJOpTyv-sHup7XriYQCqXIDqZSgfSis3Rm9wBqZU6S9SHBRc5HEehnmM
edition.cnn.com

şu haberde ülke olan Georgia mı yoksa ABD eyaleti olan Georgia mı olduğu hakkında bilgi verilmiş mi yoksa ben mi göremedim? Ek olarak bunlar neden aynı isimde bilgisi olan var mı?
0
diffarentiationation
(14.05.20)
Georgia department of natural wildlife vs aratinca state'den sorumlu çıkıyor.
0
logisticsmanager
(14.05.20)
@logistics belirtmeme amaçları ne olabilir?
0
🌸diffarentiationation
(14.05.20)
düşündüğünüzün aksine, belirtmeleri için bir sebep olması gerek, çünkü bu cnn us edition.
diğer sorunuza cevap olarak da:
slate.com
0
gkhncnzdgn
(14.05.20)
Gurcistan'i dunyada sallayan yok, darbe marbe olmasi lazim dis basinda dahi yer almasi icin. Gonul rahatligi ile her seferinde eyalet olan Georgia akliniza gelsin
0
neverletyougodown
(14.05.20)
Okuyunca usa eyaleti oldugu anlasiliyor. Zaten amerikan haber siyesi oldugu icin gurcistanlailgisi olmadigi anlasiliyor. Zaten amerikalilarin gurcistan diye nir ulke oldugunu bildiklerini de sanmiyorum. Kim napsin gurcistani
0
exlibris
(14.05.20)
CNN Georgia merkezli şirket onun için belirtme ihtiyacı hissetmemişler.

Hatta Gürcü-Rus savaşında "Russian tanks entered Georgia" diye başlık atınca telefonları kitlemiş "camdan bakıyoruz hani nerede tanklar" diye rivayet edilir.
0
heritage
(14.05.20)
istanbul merkezli kanallarin, gazetelerin "fatih'te bugun bilmemne oldu" demesi gibi sehir belirtmeden. Habuki turkiye'de onlarca fatih diye belde koy moy var.
0
hot potato
(14.05.20)
Ya ben amerika'da nasil okumadiysam aklimda georgia diye bi il ve eyalet var neden belirtmemis gibi anladim (uydurmusum iste...)

Evet herkesin dedigi gibi amerika'da oldugu icin bahsetmesine gerek yok. Kimsenin umrunda degil baska ulke.
0
logisticsmanager
(14.05.20)
"Officials are working to eradicate a wild population of Argentine black and white tegus in Toombs and Tattnall counties in southeast Georgia."

Toombs ve Tattnall ABD'de. Yani hangisi olduğunu öğrenmek isteyen birinin bunları google'laması yeterli.
0
ryhmer
(14.05.20)
bu haber özelinde adamlar zaten abd'deki georgia olduğuna dair yeterince ipucu vermişler ama genel olarak sıradan amerikan vatandaşı dünyayı abd'den ibaret gören, abd'nin en iyi sporcusuna "dünyanın en iyi sporcusu" falan diyen tuhaf ve salak bir tipleme. o yüzden ülke olan gürcistan olsa üzerine basa basa yazarlardı. başka bi' şey yazmıyorsa %99 ihtimalle abd içinden bahsediliyordur.
0
der meister
(14.05.20)
(15)

Arkadaşa maddi olarak yardım etmek istiyorum fakat biraz çekiniyorum.

retarder
Yakın arkadaşım evlendi geçen sene şuan karı koca işsiz. Yakın arkadaşımın (erkek) ailesi yardımı ile geçiniyor. Aslında ev ve arabaları var ama ne bileyim iki senedir işsiz çocuk. Bu yüzden yardım etmek istoyrum fakat nasıl söyleyeceğimi bilemedim. Normalde yabancı tanımadığım biri olunca çekinmem
Yakın arkadaşım evlendi geçen sene şuan karı koca işsiz. Yakın arkadaşımın (erkek) ailesi yardımı ile geçiniyor. Aslında ev ve arabaları var ama ne bileyim iki senedir işsiz çocuk. Bu yüzden yardım etmek istoyrum fakat nasıl söyleyeceğimi bilemedim. Normalde yabancı tanımadığım biri olunca çekinmem ama yakın arkadaş olunca biraz çekiniyorum nasıl anlar diye. Nasıl söyleyiym sizce?
0
retarder
(11.05.20)
Ancak iş bulmaları konusunda yardımcı olabilirsiniz çünkü dediğiniz gibi evi ve arabası olan kişilermiş.
0
purplee
(11.05.20)
@duygusuzromantik Bilmiyorum ama kendimi onun yerine koyunca aileden para evlenince aileden para almak zor olur düşünüyorum en azından yükünü haiffletir.
not:Ev ve arabasını da ailesi almıştı.
0
🌸retarder
(11.05.20)
Arkadaşınızın pek yardımlık durumu yok bana kalırsa. Hem evi hem arabası varmış. Ailesinin ya da kendisinin alması bir şeyi değiştirmiyor. Evine bakan, cep harçlığını koyan da varmış. Çok zor durumda olsa arabayı satardı. Demek paraya ihtiyacı yok.

Benim dayımın oğlu da sizin arkadaşla aynı durumda. Ama keyfi yerinde. Hatta iş beğenmediğinden işe girip çalışmıyor. Eminim dışardan bakan sizin gibi düşünüyordur, iş bulamadı diye ama öyle değil.
0
GoodMorningTeacher
(11.05.20)
iş bulmasına yardım edin +1
0
candide
(11.05.20)
aslında para yardımı yapmanda onu iş bulmaya iten bir faktör olacaktır. utanır biraz belki eğer keyfi çalışmıyorsa.
0
ayseee
(11.05.20)
Arabayı satıp onunla gecinsinler. Çok naifsin uzerler seni.
0
elorelia
(12.05.20)
yakın arkadaşsa yanlış anlama olmaz.imkanın nisbetinde zarf hazırla ,ağzını yapıştır.mümkünse yanlızken kankacım zor zamanlardan geçiyoruz,bu süreçte ne olur ne olmaz yanında bulunsun de zarfı ver kendisine.ben karı koca işsiz kalan arkadaşıma bu şekilde yaptım.
0
duptıs
(12.05.20)
arkadaşımdan borç almak yerine ailemden alırım.
0
anais
(12.05.20)
Güya borç ver geri alma
0
cosmicgadin
(12.05.20)
+1 elorelia
0
elitoangelito
(12.05.20)
Etme
0
kirmizipilotkalem
(12.05.20)
ailesi yardım ediyorsa size düşmez bence.
100 kelimesi 50 kuruşa makale yazmak zorunda kalan işsizlerden de değil anladığım kadarıyla.
hem de sokak hayvanları dururken...
0
not dark yet
(12.05.20)
Evini ve arabasini da ailesi almissa is begenmiyor da olabilir.
Zaten her seyi ailesi sagliyormus, siz niye kendinizi zora sokuyorsunuz!
0
chitosan
(12.05.20)
ne desem ahkam kesmek olacak. yardım etmek istiyorsanız iş bulmasına aracı olabilirsiniz. ya da kendini geliştirmesi, yetkinlik kazanması için gördüğünüz fırsatları paylaşabilirsiniz.
0
cliquot
(12.05.20)
Senin havadan verecegin 3-5 kurus dislerinin kovuguna gitmeyecek. Yani sonucta 1+ sene her ay maas gibi verecek bollugun yoksa bir manasi olmaz, onu da nereye kadar verebilirsin? Ailesi simdiye kadar idare ettiyse zaten durumlari rahatmis.

Ailesinden para aldigi icin kotu hissettiginden yardim etmek istiyorsun ama senin aile desteginin yerine gecmene imkan yok. Zaten toplumsal norm olarak akran arkadastan para alarak yasamak tuhaf bir durum.
0
hot potato
(12.05.20)
(5)

bcc'li e-mailler

dali dili havali korna
bcc'li e-posta gönderdiğinde maili alan kişi e-postanın kendisinin göremediği başka kişilere de yollanmış olduğunu anlayabiliyor mu?
bcc'li e-posta gönderdiğinde maili alan kişi e-postanın kendisinin göremediği başka kişilere de yollanmış olduğunu anlayabiliyor mu?
0
dali dili havali korna
(09.05.20)
Hayir.
0
hot potato
(09.05.20)
anlar.

Baktım şimdi, outlook'ta görünmüyor ama gmail'e gönderdiysen kabak gibi "bcc: [email protected]" yazıyor. Bcc'ye koymuşsa haliyle başkalarına da atmıştır bunu anlar.
0
nhk ni youkosu
(10.05.20)
"Bcc'ye koymuşsa haliyle başkalarına da atmıştır bunu anlar." birinin boyle bir cevap cerecegini tahmin etmistim. mantiksiz.

ben bir maili sadece sana atsam ve adresini bcc'ye koysam, bir de bir maili bcc'de senin adresine ve 5 kisiye daha yollasam ikisi sana %100 ayni gorunur. arada fark yok. duyuruda sorulan bu. "bcc'deysem kesin baskalarina atmistir" - einstein detected wow. ama soru bu degil burada.
0
hot potato
(10.05.20)
anlayamaz. çıkarım yapar.

einstein değil sherlock bu arada.
0
ozdek
(10.05.20)
hot potato, tamam ikisi aynı görünür de, tek kişiye "to" ile atmak ile "bcc" ile atmak aynı şey, bcc'ye koyuyorsa bir mantığı vardır diyorum. En iyi ihtimalle başkalarına da attığını ima edip bişey yapmaya çalışıyordur. Prank'tir, veya işle ilgili bir şeyse aklına bir şey düşürmeye çalışıyordur. Sadece sana geldiğini kanıtlayamaz kimse, birden çok kişiye gittiğini de kanıtlayamaz dediğin gibi orası okey.

Durduk yere bcc'ye yazan garip insanlar mısınız anlamadım ki. CC'nin de amacı var mesela. To'ya 3-5 kişi de yazabilirsin, to'ya 1 kişi koyup diğerlerini cc'ye de ekleyebilirsin. Teknik olarak aynı olsa da anlam olarak aynı değil. Çok matematikçisiniz sanırım. Her şey 1-0.

evet anlamaz çıkarım yapar orası doğru. Türkçe açısından ozdek'e katılıyorum.
0
nhk ni youkosu
(10.05.20)
(10)

Aşksız film önerisi

kedili bisiler
Ana teması aşk olmayan film önerilerinizi bekliyorum hatta mümkünse ucundan kıyısından bile bahsedilmesin tabi böyle bir şey mümkünse. Bir de 2000'den önce yapım olmazsa cillop olur. Hepinize hayırlı gecelerrr tennkkss.
Ana teması aşk olmayan film önerilerinizi bekliyorum
hatta mümkünse ucundan kıyısından bile bahsedilmesin tabi böyle bir şey mümkünse. Bir de 2000'den önce yapım olmazsa cillop olur. Hepinize hayırlı gecelerrr tennkkss.
0
kedili bisiler
(08.05.20)
sunset limited
0
freebird5406_2
(08.05.20)
mesa
(08.05.20)
Rüzgar Bizi Sürükleyecek
Güneşli Pazartesiler
0
Amaranta ursula
(09.05.20)
empire of the sun
0
uzunincemalbrodayim
(09.05.20)
system crasher
0
vacigok
(09.05.20)
Mickybo and me
0
coca cola
(09.05.20)
Two popes
:)
0
65 derece
(09.05.20)
hateful eight
0
tantunizade murat efendi
(17.05.20)
Inglourious Basterds - 2009
0
noxell
(17.05.20)
the big short
0
hot potato
(17.05.20)
(8)

alkol almanın sağlıklı olması

diffarentiationation
2-3 haftadır karantina sıkıntısından uzun zaman sonra günde 1-2 bira içmeye başladım. kalkınca çok daha zinde ve temiz hissediyorum, cildim de çok daha parlak ve kusursuz. alkol zararlı diyorlar da, bu komple dezenfekte ediyor olabilir mi vücudu? neden iyi hissediyorum ben?alkoliklik değil, 2 günde
2-3 haftadır karantina sıkıntısından uzun zaman sonra günde 1-2 bira içmeye başladım. kalkınca çok daha zinde ve temiz hissediyorum, cildim de çok daha parlak ve kusursuz. alkol zararlı diyorlar da, bu komple dezenfekte ediyor olabilir mi vücudu? neden iyi hissediyorum ben?

alkoliklik değil, 2 günde bir yatmadan 2 bira içmekten bahsediyorum.
0
diffarentiationation
(08.05.20)
Günde 1 birim alkol (bi kadeh şarap, bi bira...vb) zaten genel olarak faydalı görülüyor. Alkol yoğun kullanımda ciddi sorunlar çıkaran bir şey.
0
nuka cola
(08.05.20)
belki daha rahat uykuya dalıyor olabilirsiniz, ama dezenfekte etmediği kesin. şaraptaki etken maddenin iyi gelmesi için galon galon içmeniz gerekli.

bi viski çeşidinin kalbe iyi geldiğini duymuştum ama araştırmak lazım.
0
fezagezgini
(08.05.20)
Güncel araştırmalar her türlüsü her miktarda zararlı diyor. En azından öyle gördüm doğruluğunu araştırmadım xd
0
glamdr1ng
(08.05.20)
Tabi ki dezenfekte etmez :) ama kararında alınan alkolün sağlıklı olduğuna inanıyorum ben de.
0
pati
(08.05.20)
bu iki olay (alkol alman ve cildinin o gun iyi gorunmesi) arasinda bilimsel bir iliski yok. Ben de bir paket ruffles yedigimin ertesi gunu sinavimdan 100 aldim misal.
0
hot potato
(08.05.20)
Tüm araştırmalar binlerce zararını kesin şekilde ortaya koymuş iken alkole faydalı demek anlamsız. Psikolojik
0
oldumusimdi
(08.05.20)
1 damla alkolun bile beyin hücrelerine zarar verdiği ispatlandı.
umursayan araştırır.
0
aslindasorunumpsikolojik
(08.05.20)
Su alimini arttir.
0
dunal
(08.05.20)
(9)

pringles salt and vinegar ı nasıl tüketiyorsunuz?

market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
yanına ne yesem güzel gider?not: alkollü içecek tüketmiyorum.
yanına ne yesem güzel gider?

not: alkollü içecek tüketmiyorum.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(07.05.20)
o berbat tadı bastıracak bir sos şart. salt and vinegar yenir mi ya. örgh.
0
bohr atom modeli
(07.05.20)
Ben bir kere aldım, bir daha almadım. Neden ısrar ediyorsun ki? Kolayla bile yenmiyorsa soğanlıya geçiş yap bence.
0
prole
(07.05.20)
tadını çok sevsem de 4-5 taneden fazla yiyemiyorum aşırı ağır.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.05.20)
Ben yanında bir şey yiyip içmiyorum. Size sade soda öneririm.
0
heritage
(07.05.20)
kola. tabi yilda bir.
0
hot potato
(07.05.20)
çok keskin bi cips. suyla gider :D
0
theseachange
(07.05.20)
Pringles manyağı biriyim ama salt and vineger'ı beğenen varsa saygıyla eğiliyorum önünde. Hayatımda böyle çirkin bir şey yemedim :)
0
BuddyGuy
(07.05.20)
normalde asiditesi yüksek, meyve notaları bol olduğu için chianti ile tüket derdim ama madem alkol yok, vişne suyunu dene. mümkünse kaliteli, şeker basılmamış olanlardan. hatta şiveps tonik de koy biraz içine.
0
Bruce
(07.05.20)
dippas guzel gidiyor cipslerin yaninda. salt and vinegar ben yiyemedim agir kokusundan tadinin cok keskin oldugunu tahmun ediyorum. ama yogurtlu naneli dippas sos yaparsan belki yumusatir biraz keskin tadini.
0
in vino veritas
(07.05.20)
(9)

Haziranda tatile gidilir mi ?

joehigashi
Salgından önce erken rezervasyon ile antalyada otel rezervasyonu yapmıştık.2-3 gündür haberlerde "tatilcilere müjde, sertefikaya sahip olan oteller açık olacak, güvenlik önlemleri alınacak vs." tarzı haberler dönüyor. Haziran'da tatile gidilir mi yoksa bu salgın süresince tatili unutalım mı ?
Salgından önce erken rezervasyon ile antalyada otel rezervasyonu yapmıştık.

2-3 gündür haberlerde "tatilcilere müjde, sertefikaya sahip olan oteller açık olacak, güvenlik önlemleri alınacak vs." tarzı haberler dönüyor.

Haziran'da tatile gidilir mi yoksa bu salgın süresince tatili unutalım mı ?
0
joehigashi
(04.05.20)
Tatil anlayışınıza bağlı. Eğer karantina ve seyahat kısıtları kalkarsa, kendi halinizde denize girmek, güneşlenmek, yürüyüş yapmak için falan gidilir elbette.
0
malheiros
(04.05.20)
bana gore onlar izin verse bile otele gitmek icin deli olmak lazim.
0
hot potato
(04.05.20)
Ben olsa gitmezdim.
0
karayel
(04.05.20)
İyi ki tatil satın almamışız diye seviniyorum.
En erken gelecek yaz.
0
pro9it9is9
(04.05.20)
Vallahi çok cesaretlisiniz. Çalışmak için mecburiyetten 2 gün işe kendi aracımla gidiyorum. Evimde 20 günlük çocuk var. Ben 2020 sonuna dek plan yapamazken Haziran da tatile gitmek çok uç bir karar gibi geliyor. Hayırlı olsun
0
oligomer
(04.05.20)
Ortak havalandırması olan hiçbir yere gidilmez. Şu an büyük tehlike havalandırmalar. Kendiniz sahilde ev kiralayıp üç beş gün az insanın olduğu koylara gidecekseniz ve evde kendi yemeğinizi yapıp mekanlardan genelde uzak duracaksanız belki.

Riske değmez bence.
0
tessera
(04.05.20)
bizim de haziranın ilk haftası balayımız var kıbrıs'ta, iptal etmeye çalışıyoruz. düğünü erteledik zaten, nikah yapacağız sadece, o da bildiğim kadarıyla sadece şahitlerle oluyor, yani ana baba bile içeri giremiyor :( belki izin alırız gerçi sosyal mesafeye uyarak falan. ama tatil bence de izin verilse bile gidilmesi çok riskli bir durum şu tarihler için. eylül-ekim için bile risk var bu arada, çünkü ikinci dalga bekleniyor"muş" gerçi muş mişle iş olmaz ama risk de çok yüksek.
0
pasp
(04.05.20)
ikinci dalga kesin olacak. benim bu sene için en büyük hayalim 1 kere daha ölüdeniz'de denize girmekti. ama maalesef artık imkansız. ulan 2020.....
0
matilda
(04.05.20)
tatile gidilir tabii de bunun tek yolu otel değil. ne derlerse desinler (sertifika alınması, dezenfekte edilmesi vs) koca oteller 3-5 kişiye hizmet edemeyeceği için illa risk olacak. ne gerek var.. zaten o kadar gerilime tatilin de tadını çıkaramazsınız.

ben nerdeyse koşarak market alışverişi yapıp çıkmaya çalışırken bi adam arkamdan geliyor, enseme enseme hapşuruyor. tamamen delirme sebebi.

karavan kiralayın, ya da çadır alıp arabayla ege koylarını gezin, ya da birkaç hafta için yazlık ev kiralayıp ya da tanıdık birinin yazlığına gidip, öncesinde dezenfekte ettirebilirsiniz. yemekleri de evde yapıp, kalabalık olmayan koylarda denize girebilirsiniz.

ama 2020 de otele gitmek bayaa bayaa intihar bence.
0
su olsam ates olsam
(04.05.20)
(7)

whatsapp emoji anlamı

diffarentiationation
https://i.hizliresim.com/dbH0C1.pngkısmızı işaretlileri görünce ne anlamalıyım? bir de bu kadın iki elini kafasının üstünde birleştiriyor. "kafam girsin" anlamını çıkarmamak için ne düşünebiliriz o emoji için?
i.hizliresim.com

kısmızı işaretlileri görünce ne anlamalıyım? bir de bu kadın iki elini kafasının üstünde birleştiriyor. "kafam girsin" anlamını çıkarmamak için ne düşünebiliriz o emoji için?
0
diffarentiationation
(01.05.20)
ilkinden bana ne, beni bağlamaz, sen bilirsin anlarımları çıkıyor. ikincisinden dans, mutluluk, keyfiler gıcır. ellerini kafasının üstünde birleştiren kız içinse şu an çok heyecanlıyım. ben bunları anlıyorum.
0
anarsika
(01.05.20)
çok anlam yükleme.

bazıları sırf kullanmak için kullanıyor.
0
AlsterWasser
(01.05.20)
öyle anlamamalısın :) rastgele kullanıyoruz. ben sırf gülen surata benziyor diye bikini emojisi atıp duruyorum mesela.
0
fingers of fury
(01.05.20)
İlki al işte burda zaten, hali hazırda mevcut anlamında
İkincisi Flamenko yapan kadın, mutluluk ve "o zaman dans"
Üçüncüsünü ise sarılmak anlamında kullanıyoruz biz
0
hakmut
(01.05.20)
oha ne alaka "kafam girsin" falan emojipedia.org
kafa sokma olayi evrensel degil ki, turkiye'de var. bir de emoji'nin kaynagi japonya.
0
hot potato
(01.05.20)
herkes farklı bir şey söyledi burada bile.
0
🌸diffarentiationation
(01.05.20)
dediklerinden ikincisini kullanıyorum, mutluluk verici bişeyler olunca. iki eli kafa üzerinde birleştirmeyi ise kafam girsin anlamında kullanıyorum kendimce, kimseden de anlamasını beklemiyorum. kendimle benim aramda bir espri.
0
olutaklidi
(01.05.20)
(14)

lotr serisinin en beğendiğiniz filmi hangisiydi?

neoluyokardesimnebutantantana
sıralama yapsanız nasıl olurdu?
sıralama yapsanız nasıl olurdu?
0
neoluyokardesimnebutantantana
(01.05.20)
3-2-1 iyiden kötüye sıraladım.
0
izmitcan
(01.05.20)
2-3-1 iyiden kötüye benim için.
0
hypathia
(01.05.20)
3-1-2 diyorum.
0
diffarentiationation
(01.05.20)
2-3-1
0
tantunizade murat efendi
(01.05.20)
2-3-1 diyorum ben de.
0
kljgslsdkjsd
(01.05.20)
2-3-1 +1 =-1
bu hesaba göre cevaba katılmıyor oldum, işe bak. neyse anlayan anladı...
0
Bruce
(01.05.20)
2-3-1

2-1-3 ile arasında gidip geldim bayağı ama
0
le jeune turc
(01.05.20)
2-3-1
0
unabomber
(01.05.20)
2-1-3
0
hot potato
(01.05.20)
1 = 3 > 2
0
prole
(01.05.20)
3-2-1
0
basond
(01.05.20)
3-1-2 bence
0
fingers of fury
(01.05.20)
sonu bilinen bir filmi çekmek ve sonunu güzel bağlayabilmek bana göre çok emek gerektiren bir iş olduğundan ve de lotr ekibi bunu başardıklarından 3. film tabi ki zirvededir.

3-2-1
0
makarnavodka
(01.05.20)
2-3-1
0
bradshaw
(01.05.20)
(9)

Stüdyo daire hakkında görüşleriniz?

mg3929
İstanbulda kiralar malum, merkezi yerde yeni binada 2+1 falan bi ev maaşımın baya büyük bir yüzdesine denk geliyor. Bi stüdyo daire buldum, 0 bina, merkezi ve çok düzgün lokasyon. Stüdyo dairede yaşanır mı? Benim yaşam tarzım stüdyoya çok uygun ama yatağın az ilerisinde mutfak tezgahı olması uzun va
İstanbulda kiralar malum, merkezi yerde yeni binada 2+1 falan bi ev maaşımın baya büyük bir yüzdesine denk geliyor. Bi stüdyo daire buldum, 0 bina, merkezi ve çok düzgün lokasyon. Stüdyo dairede yaşanır mı? Benim yaşam tarzım stüdyoya çok uygun ama yatağın az ilerisinde mutfak tezgahı olması uzun vadede büyük bi problem midir? Tutulur mu stüdyo?
0
mg3929
(29.04.20)
Yemek yapinca, kokusu dolabin icinde ki kiyafetlere siniyor. Belki sizin daire buyuktur. Ben yurt odami dusunerek yaziyorum. Elektrikli ocak alip balkonda yemek yapiyordum ama elektrik faturasini sonucta ben odemiyordum.

Bir de sifir evler bazen tesisatla ilgili sorunlu oluyor.
0
durgunfoton
(29.04.20)
foton'un dediği gibi aktif yemek yapan biri isen seni rahatsız edebilir. ama hafta içi zaten sabah öğle işteyim akşamda yemeksepeti patlatırım dersen sıkıntı olmaz.
0
fezagezgini
(29.04.20)
niye kalinmasin ki? kalanlar nasil kaliyor?

ben stüdyo dairede kaliyorum 8 senedir, 33 m² evin toplami. bir giris ve mutfak, ekstra bir oda. tekrar yazayim toplami 33 m². kafam rahat. mutluyum, ev bana yeterli. mali olarak sikintim yok, 2 senede bu yasadigim evi alacak para biriktirebiliyorum.

kisaca tutulur. yemek kokusu diyor herkes ama körili yemek yapilirsa kokar tabii ki. körili yemek yapan kisi bir zahmet kiyafet kokusuna takilmasin zaten kendi kokusundan.

ben köri örnegi verdim, her kokan yemek ve sigara icin ayni.
0
duygusuzromantik
(29.04.20)
Iki tane studyoda kaldim. Biri yurt 20 m2 digeri ev 60m2.
Ufaksa yemekten zaten ne yapsan kokuyor, ondan bagimisiz olarak, pencereyi vs. acik birakmiyorsan havasizliktan bir koku oluyor. Disari girip ciktiginda farkedersin. Evde cok kalmiyorsan iyi. Kaliyorsan kumes gibi hissediyorsun bi sure sonra.

Buyuk olanda bir sorunum olmadi, mutfagin havalandirmasi iyidi. sadece yatagin, ivir zivirin falan herseyin ayni yerde olmasi bazen sinir bozucu oluyor. Arkadaslarim geldiginde hosuma gitmezdi. Bu yuzden tasindim.

Yani fiyatina, konumuna bir de banyonun buyuklugune gore dusunurdum.
0
wishmaythşngs
(29.04.20)
bence en azından yattığın yer ile yaşadığın yer ayrı olsun, yani 1+1 daha ideal, 4 ay stüdyo dairede yaşadım, hiç sıkıntı olmadı, bir şekilde yetiyor, temizlik çok kolay oluyor, ama o zamanlar öğrenci idim. şu an ne olur bilmiyorum.
0
gezegen olan pluton
(29.04.20)
Evi sadece yatıp kalkmak için kullanmayacaksan yaşanmaz, +1 oda şart.
0
alfred
(29.04.20)
Eve arkadas davet etmiyorum, arkadaslarimla disarida bulusuyorum, zaten normal zamanda vaktimin %80'ini disarida geciriyorum. Dolayisiyla ben yasarim studyoda.

Eve gereksiz esya, kiyafet yigintisi yapmaman ve duzenli (yani aninda) temizlemen lazim.
0
hot potato
(29.04.20)
bir insan fakir olduğu için stüdyo daire bakıyorsa(sırf kiralar biraz daha uygun diye o da belki) stüdyo daire konseptini çok yanlış anlamış demektir. stüdyo daire zengin işidir çünkü eve giren kürdan çöpü bile en üst kalite ve tercihen çok amaçlı olmalıdır ki kullanım anlamında maksimum verimlilik sağlayasın. masan duvara monte açılır kapanır olacak hoop ekstra maliyet, tezgah üzerine mutfak eşyaları asmak için özel aparatlar alacaksın hoop maliyet, ufacık mutfak dolaplarına hiçbir şey sığmayacak gidip ona uyan basit mutfak gereçlerine bi ton para vereceksin hoop maliyet, eski elektrik süpürgen evinin yüzde 1 alanını kaplayacak ağlayacaksın gözüne batacak çünkü duvara monte dyson kullanan kişiler için düşünülmüştür evin her yeri.

stüdyo daire zengin işidir git bi 2+1 tut böcekli fareli rahat rahat yaşa.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(29.04.20)
2 senedir 50 m2 stüdyo dairede yaşıyorum. ama ayın maksimum 10 günü evdeyim. evden çalışıyorsan sıkıcı olabilir. arkadaş ağırlamayı sevmiyorsan, temizlik vs işler vaktini alsın istemiyorsan harika.
kıyafetlere yemek kokusu sinmesi olayını hiç yaşamadım.
0
no ne na hayır
(30.04.20)
(8)

Ben, eski ben olmak istiyorum..

Dimitry
İstanbul'da oturan ancak İstanbul'da yaşayan birisi değildim. (Hayatım hep babamın bana dayadığı kafede geçti, 7 gün 24 saat. Hafta sonları dahil, hayatı yaşayamıyordum o yüzden)2009 - 2011 yıllarında Konya'ya önlisans okumak için gittim.Hayattan bi habersizdim, ama hayatımın en güzel yılları orada
İstanbul'da oturan ancak İstanbul'da yaşayan birisi değildim. (Hayatım hep babamın bana dayadığı kafede geçti, 7 gün 24 saat. Hafta sonları dahil, hayatı yaşayamıyordum o yüzden)

2009 - 2011 yıllarında Konya'ya önlisans okumak için gittim.

Hayattan bi habersizdim, ama hayatımın en güzel yılları orada geçmiş galiba.

Devlet yurdunda kalmama rağmen, arkadaşlarla güzel, keyifli vakit geçirmişim. Antalya'ya yaz tatiline gitmişiz, Konya'ya bahar şenliğine vs. vs.. Kuğulu parka vs vs.

Şimdi ise yalnızlaştım. O ortamı bir daha bulamadım. İstanbul beni paragöz birisi yaptı, çok iyi para biriktirdim, hatta önlisansı DGS ile İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kazanarak 4 yıllığa tamamladım.

Ancak İÜ - Bilg. Müh kazanmama rağmen o ortamı burada bulamadım.

2009 - 2011 yılları Konya'da geçirdiğim en güzel yıllardı. Saftım, hayattan, taktiklerden, stratejilerden bi haberdim.

Şimdi oyunu kuralına göre oynuyorum(insan ilişkilerini vs), değiştim, olgunlaştım, yalnızlaştım ve hayattan zevk almıyorum.

Ben, eski ben nasıl olurum?
0
Dimitry
(29.04.20)
herkes üniversite dönemi arkadaşlıklarını özler. bu normal bir şey. küçük şehirle büyük şehir yaşamını kıyaslayamazsın. küçük bi şehre taşınırsan yine aynı hisleri kendinde bulabilirdin fikrimce
0
rastgele bir gun
(29.04.20)
Ama ben üniversite dönemini 1 kez daha yaşadım.

İstanbul Üniversitesi - Bilgisayar müh de 4 yıl geçirdim.
0
🌸Dimitry
(29.04.20)
Senle alakası yok, dünya eski dünya değil.

2009-2011 yıllarında akıllı telefonlar vardı ama çok yaygın değildi. Açıp içinde saatlerce vakit geçiremiyordu kullananlarda. Daha çok sohbet / muhabbet oluyordu haliyle. Şimdi herkes ortalama günde 1 saatini instagram ve alternatiflerinde harcıyor.

Diğer taraftan ben küçük şehirdeki üniversite ortamlarını büyük şehire göre hep daha samimi olarak gözlemlemişimdir dışarıdan.
0
talasas
(29.04.20)
Belli bir yastan sonra kimsenin lise ortami universite ortami gibi 'ortam'i olmuyor zaten. Yetiskinlik evresinde insanin daha ziyade 'cevresi' olur, birebir arkadaslari olur arada gorustugu. Anlattigin/ozlem duydugun konsept icin fazla yaslisin.
0
hot potato
(29.04.20)
Aslında benim demek istediğim, ben bu süreçte değiştim. Tabi ailenin getirdikleri de var. Ailenin ortada olmayışı, sahiplenmeyişi vs

Yani ben değiştim, bozuldum, yalnızlığa ittim kendimi. Stratejiyle davrandım hep. İnsan ilişkilerim eskisi gibi olmadı.
0
🌸Dimitry
(29.04.20)
2. gittiğinizde yaş olarak daha olgun olduğunuzdan olabilir büyük ihtimalle.

üniversite arkadaşlarımı ben de çok severim. hala sık bir biçimde görüşürüz. akşamları discord üzerinden muhabbet ederiz toplanıp. oyun vs. oynarız. hepimiz evlendik barklandık, çoluğu çocuğu olan var ama arkadaşlıklarımız sürüyor.

neyse konudan sapmadan eski sen olamazsın çünkü yaşadıklarınız sizi değiştirmiştir. ergenlik dönemine nasıl dönemiyorsak, o yıllara da dönemeyiz. o arkadaşlarınızla tekrar aynı yurda gitseniz de eskisi gibi olmaz her şey çünkü artık değiştiniz. olay daha çok yaş-o ana kadar yaşanmışlıklar vs. kısacası.

yapacağınız şey ise sevmediğiniz özelliklerinizi törpülemeye çalışmak. paragözlük örneğin sizde biten bir şey. paraya önem vermeyeceğim diyip öyle yaşarsanız istediğiniz insana biraz daha yaklaşırsınız. başka bir özelliği daha değiştirirseniz bir adım daha. adım adım derken hayattan keyif alabilirsiniz tekrar.


bir tavsiye vereyim nacizane. ben de istanbulda yaşıyorum üniversite hayatımdan sonra. rahat yaşamanız için gereken parayı bir şekilde kazanıyorsanız fazlasına hakikaten gerek yok. daha doğrusu daha fazla para her zaman daha geniş refah getirir ama bunun için ekstra çabalamanıza gerek yok. birikimmiş bilmem neymiş insanı gereksiz strese sokan bir şekilde geliyorsa aslında yaşamanız gereken yılları kaçırıyorsunuzdur. para fazla geliyorsa kenara atın tabi ama demek istediğimizi anlamışsınızdır herhalde. kendime göre rahat bir hayat yaşıyorsam o hayata girecek ekstra 3 kuruş için gidip kimseye kuralına göre oynamam ben mesela.

ne gerek var abi?


ikinci bir tavsiye de hobilerinize öncelik verin. istanbulda tanıdığım insanların neredeyse tamamının 0 hobisi var. o kadar dalmışlar ki hayata kendilerine hiç vakit ayırmadan hayatını devam ettiriyorlar. sizin hoşunuza giden ne ise artık onu yapın düzenli olarak. kendinize vakit ayırmazsanız yaşamazsınız, sadece hayatta kalırsınız.

bir süre kendi kendinizi toparlamaya çalışırsanız üniversitede özlediğiniz arkadaşlıkların olgun versiyonlarını zaten yaşarsınız.
0
syozkn
(29.04.20)
sürekli arkanıza bakarak ileri yol alamazsınız. bunu nostaljiye takılıp kalmış herkese söylüyorum ben. geçmiş adı üstünde geçmişte kalmış işte, neden yanınızda bu kadar taşıyorsunuz. zaman dediğimiz bir kavram var akıp giden ve sürekli devinimde olan. bu akış içinde değişim, dönüşüm gibi kavramlara kafa yormak, ilerlemek varken "eski ben"e takılıp kalmak asıl hatanın başladığı yer bence.

o ortamı burda bulamadım demişsiniz ya mesela, inanın o ortamı burda aramaya çalışırken o kadar çok size uygun ortamı/arkadaş grubunu/ etkinliği ıskalamışsınızdır ki. nostaljiye odaklandığınız için görememişsinizdir.

hep söylüyorum, geçmişin en güzel tarafı geçmişte kalmasıdır. insanın yüzü daima ileriye dönük olmalı, yoksa hem kendinize çelme takarsınız, hem hayat yolundaki engelleri görmez takılırsınız. böyleydim şimdi değilim neden sorusu yanlış soru. doğru sorular şunlar olmalı; böyleydim ama neden şöyle de olmayayım ki, bak birde böyle olabilmek varmış, şunlar şunlar var yeni gelişmeler, deneyimleyebileceğim şu şu şu konular var gibi gibi.

ileriye bakın, toplumsal bir eğilimimiz olan şu gereksiz nostalji özleminden kurtulun mutlu olmak istiyorsanız.
0
Phoebe
(30.04.20)
@Phoebe tespit gibi tespit yapmışsın. Söylediğinde haklısın. Bir şeyleri şimdi idrak ediyorum.

@syozkn evet paragözüm, paraya değer veriyorum, fazlasını kazanıyorum ama yaşamıyorum. galiba biraz da sorun burada, paranın peşinden koşmakta

Çok güzel yorumlar geldi teşekkür ederim hepinize.
0
🌸Dimitry
(30.04.20)
(19)

Tatile gider misiniz ?

Esinsin
Evet bu yaz için sosyal mesafeli tatil projeleri hazırlanıyor. Böyle bir şey olsa gider misiniz mesela ? Ben sanırım korkudan gidemem. Ama çevremdeki arkadaşlar çok bunaldık biz gideriz modundalar. Peki ya siz ?
Evet bu yaz için sosyal mesafeli tatil projeleri hazırlanıyor. Böyle bir şey olsa gider misiniz mesela ? Ben sanırım korkudan gidemem. Ama çevremdeki arkadaşlar çok bunaldık biz gideriz modundalar. Peki ya siz ?
0
Esinsin
(29.04.20)
Yer hazırdı büyük bi ihtimal iptal olcak
0
izmitcan
(29.04.20)
istanbul'da günübirlik kilyosa gitmeyi düşünüyorum. sabah gider akşam dönerim. bunaldıkça da yaparım diye planlıyorum.
0
rose parks
(29.04.20)
okullar önümüzdeki dönem erken açılacak herhalde. öyle olunca eylülde daha az insan olur o yüzden olabilir diye düşünüyorum ama bakalım her şey çok çabuk değişebiliyor.
0
tepedeki psychedelic adam
(29.04.20)
ben bu sene yerimden kipirdayacagimi sanmiyorum, gitmem.
0
fraise
(29.04.20)
ağustos gibi gidicem eylül gibi gidebilirim
0
euteamo
(29.04.20)
agustos sonunda giderim.
0
lycoxin
(29.04.20)
eylül gibi gitmenin planlarını yapıyorum sakin bir deniz kum güneş tatiline.
0
Bruce
(29.04.20)
otellere kesinlikle gitmem. yakınımıza giderim muhtemelen.
0
tantunisultansuleyman
(29.04.20)
Tek tip yemek odalara servis olacak falan deniyor nasıl keyif alacaksınız ki? Otel dışında da güvenmek zor geliyor. Gideceğimizi sanmam. Dışarıda yemek yemeden tatil yapılamayacağına göre(yazlık kiralamak belki mantıklı) keyifsiz geçer. Üstüne o kadar saat yol gitmeye değmez gibi geliyor şuan.
0
bahoho
(29.04.20)
şu aşamada gitmem. gitsemde en erken eylül.
0
sizofren06
(29.04.20)
günübirlik plaja giderim herkese mesafeli havlumu açarım denize girerim..
bu yaz "her şey dahil" olan büyük otellere gitmek için deli olmak lazım..
0
strobist
(29.04.20)
Bu sene tatil için airbnb daha makul. Yine risk var ama otele nazaran çok daha düşük.
0
adwokat
(29.04.20)
bu ortamın iyice sakinleşmesi 1 seneyi bulur. tatiller 2021 yazına kaldı artık. tabi o zaman da ayrı bir felaket çıkmazsa.
0
metrobusdelisi
(29.04.20)
Valla bizimkilerle kamp planı yapıyorduk az önce. Haziran ortası gibi gideriz ilk kampımıza diyoruz. Yasak fln olmazsa yani.
0
pati
(29.04.20)
Milli parkin dibinde bir dag evi dusunuyorum, daha once arkadaslarimizla yilbasi partisi icin tutmustuk. En yakin market, ev vs. 6 km uzakta. Ama bir haftadan fazla kalamam, cok bunalirim. Ulke disina cikmayi planlamiyorum.
0
buf-e kür
(29.04.20)
hayır. Zaten tatil beldesinde yaşıyorum ama yine de tatile çıkmış sayılmaz. gitmem de.
0
olutaklidi
(29.04.20)
kesinlikle ucaga otobuse falan binmem ve otele gitmem. bela aramak olur.
0
hot potato
(29.04.20)
Bi' şey önerdim bakalım akılları keserse "covid-19 sertifikasi" dayarlar isletmelere, uçaklara öyle standardı tutturana giderim. Yohsa yoh
0
fempusay
(29.04.20)
Sözde Eylül'de gelecektim Türkiye'ye ama yalan olacak gibi. Riske de giremiyorum açıkçası.

En kötü ülke içinde bir yerlere gidecegim. Ama giderim kesin, bir suru tatil gunu dolu kullanmam gereken.
0
logisticsmanager
(29.04.20)
(3)

ABD'de Is ilanlarindaki verilen ucretler Burut mu yoksa net mi oluyor

harrage
Selamlar, Soru baslikta zaten. ABD'de is ilanlarinda bazen maas araligi veriliyor. Yillik atiyorum 60,000-75,000 Dolar diye.Bu verilen maas vergi oncesi burut maas mi yoksa elinize gecen maas mi oluyor genelde? Amerika'da yaklasim nasil, gelenek nasil?Internette fikir sahibi olmaya calisiyorum da. H
Selamlar,

Soru baslikta zaten. ABD'de is ilanlarinda bazen maas araligi veriliyor. Yillik atiyorum 60,000-75,000 Dolar diye.

Bu verilen maas vergi oncesi burut maas mi yoksa elinize gecen maas mi oluyor genelde? Amerika'da yaklasim nasil, gelenek nasil?

Internette fikir sahibi olmaya calisiyorum da.

Hatta bir soru daha ekleyeyim bilen vardir belki;

ABD'de yurtdisi uluslararasi firmada 5 sene tecrubesi bulunan Geoteknik saha muhendisi, yine ayni firmanin ABD kolunda calismaya baslasa yaklasik ne kadar kazanir aylik net?

Tesekkurler
0
harrage
(29.04.20)
1- brut olur cogu zaman

2- glassdoor'a bakabilirsin, orda pek cok pozisyonun ortalama maaslari eyalet eyalet / sirket sirket yer aliyor.
0
fakyoras
(29.04.20)
%99.99 brut
0
hot potato
(29.04.20)
yuzde yuz brut.
0
baldur2
(29.04.20)
(2)

Parlak metal yüzey nasıl matlaştırılır

neil manke
mont aldım yeni ama metal (muhtemelen alüminyum) kısımları çok parlak. onları matlaştırmak istiyorum nasıl yapabilirim? (zımparalamak hariç!)
mont aldım yeni ama metal (muhtemelen alüminyum) kısımları çok parlak. onları matlaştırmak istiyorum nasıl yapabilirim?

(zımparalamak hariç!)
0
neil manke
(29.04.20)
asitlerle ama kıyafetin üzerinde zor tabi. zımparadan daha az aşındırıcılar da parlaklığı azaltabilir. vim diye satılan bir temizlik tozu var ilk olarak onunla deneyebilirsin.
0
orpheus
(29.04.20)
basligi okuyunca insaat/tadilat sorusu sandim. kumas icin duzgun bir islem evde kolay kolay yapilabilecegini sanmiyorum. montu iade et ve icine tam sinen bir sey bulana kadar alma.
0
hot potato
(29.04.20)
(5)

Karantinada youtube’a sarmak

izninizolursatahtinizatalibim
Selamlar,Ne yapabileceğimi görmek ve açıkçası meraktan YouTube videoları çekmek istiyorum.Youtuber olmak gibi bi amacım yok, eğlenmek istiyorum.İçerik olarak ne yapabileceğime dair fikir alışverişi yapsak mı?Kendinizden yola çıkarak, siz ne izlerdiniz? ya da video çekecek olsanız ne çekerdiniz mesel
Selamlar,

Ne yapabileceğimi görmek ve açıkçası meraktan YouTube videoları çekmek istiyorum.
Youtuber olmak gibi bi amacım yok, eğlenmek istiyorum.
İçerik olarak ne yapabileceğime dair fikir alışverişi yapsak mı?
Kendinizden yola çıkarak, siz ne izlerdiniz? ya da video çekecek olsanız ne çekerdiniz mesela?

23/k

Fikir olması açısından;
Makyaj yapabiliyorum
Hitabetim iyidir.
Ufak çaplı şarkı söyleme yeteneğim var
Fransızca biliyorum
Spor da yapıyorum, ilgiliyim.
0
izninizolursatahtinizatalibim
(29.04.20)
seksi sportif kıyafetlerle evde spor videoları çek her türlü izleyicisi çıkar.
0
jamswety
(29.04.20)
Fransızca kesin tutar, dil videoları çok popüler. Örneğin Fransız markaların okunuşları, fransız tatlıları, dilimize geçmiş kelimeler.
0
kaset
(29.04.20)
bunlardan biriyle es zamanli makyaj yaparsan izlenir. turkiye'nin samantha ravndahl'i olabilirsin.
0
hot potato
(29.04.20)
fransızca şarkı söyleyebilirsin, çalabildiğin enstruman da varsa
0
freebird5406_2
(29.04.20)
madem eglencesine yapacaksin 2 kriteri ayni anda karsilayan birsey olsun.

kriter 1: yapmaktan hoslandigin sey
kriter 2: kendini gelistirmek istedigin sey

baskalarinin sevecegi birsey olmasina gerek yok; ama birazcik bunu karsilarsa yarin obur gun kanalinin tutulup meshur olmasi seni mutlu eder.
0
buenosdias
(29.04.20)
(12)

Az bilinen gerilim korku filmi öneriniz var mı?

plastic_angel
teşekkürler ^_^popüler olanları izlemişimdir çünkü
teşekkürler ^_^
popüler olanları izlemişimdir çünkü
0
plastic_angel
(28.04.20)
A quiet place.
0
deer hunter
(28.04.20)
Ölüm oyunu bir bilgisayar oyunu oynuyorlar ve gerçek oluyor. Birde mabet. İkiside çok amatörce gelebilir ama güzel geldi hala unutamadıklarımdan
0
madurumdamadurum
(28.04.20)
sanırım korku sayılmaz ama insanı gerim gerim geren çok yıpratıcı bir film olarak 13 tzameti'yi önerebilirim
0
der meister
(28.04.20)
(bkz: hausu)
0
hot potato
(28.04.20)
dali dili havali korna
(28.04.20)
Gok-seong(the wailing)
uzun bir film ama şiddetle öneriyorum.
0
fingers of fury
(28.04.20)
az bilinen filmlerin en büyük sıkıntısı izlenecek yöntemlerin olmaması. yani buraya torrent'ini bile bulmanın mümkün olmadığı filmleri yazmamızın bir anlamı yok diye düşünüyorum, bilmem katılır mısın?

ben de az bilinen korku filmlerinin takipçisiyim uzun yıllardır, neredeyse hiç birini bulamıyorum.
genelde kore, japon ve ispanyol sinemasından çıkıyor göz önünde olmayan ama kaliteli korku filmleri, bunlardan bulunabilenler için şanslısın.

benim izleme listemde bulunup izleyecek yer bulamadığım bir tane bırakayım mesela, en çok şunlara hype'lıyım ama bulamıyorum, belki sen bulursun.
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com

daha bulunabileceklerden örnek verecek olursam
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
www.imdb.com
0
Bruce
(28.04.20)
uzun bi film hatta mini dizi gibi ama çok çok güzel. rose red konağı, stephen king'in. müzikleri falan da bayağı iyi. tavsiye ederim.
0
matilda
(29.04.20)
Gok-seong(the wailing) +1
Hereditary (izlenmediyse)
Midsommar
Dead End
The Changeling 1980
The Ruins
It follows
In the mouth of madness
Misery
As above so below
Invitation
Jacob's Ladder
Prince of Darkness
Ils
Inside
Frontier
Invasion of body snatchers 1978
Triangle
Spoorloos
Life
Trick'r'Treat
The Dead Zone
Mothman Prophecies
Oculus
Upgrade
The Cell
White Noise

Ve tabii ki The Tenant
0
EasyTiger
(29.04.20)
Oriol Paulo bu adamın üç tane filmi var onu izler misiniz lütfen.
0
blue eyes white dragon
(29.04.20)
kairo 2001
0
ryhmer
(30.04.20)
(1)

Kızlara: yüzde çıkan tüyler ve sivilce

muhayyer divan
Selam kızlar.Hormon sorunlarından dolayı lazer epilasyon işe yaramadı, çene altında çıkan tüyleri kendim cımbızla aldığımda sorun olmuyor ama sir ağdayla alındığında mutlaka çok problemli sivilceler oluşuyor. Dudak üstü denen cilt bölgesş sir ağda ve sonrasında iple epilasyona alıştı artık sivilce v
Selam kızlar.

Hormon sorunlarından dolayı lazer epilasyon işe yaramadı, çene altında çıkan tüyleri kendim cımbızla aldığımda sorun olmuyor ama sir ağdayla alındığında mutlaka çok problemli sivilceler oluşuyor. Dudak üstü denen cilt bölgesş sir ağda ve sonrasında iple epilasyona alıştı artık sivilce veya yara olmuyor ama çene altı (gıdı mı deniyor oraya??) bölgesi mümkün değil alışmıyor.

Bunun sebebini ve çözümünü bilen var mı?

Bir de piyasadaki yüz için üretilmiş hazır air ağda bantlarını kullandınız mı beğeniyor musunuz? Deneyeyim mi ne yapayım? Kuaför filan hak getire var ya resmen Uğur Gürsoy'ın karikatürü Faik gibiyim :)
0
muhayyer divan
(28.04.20)
yuz icin uretilmis agda bantlariyla digerleri arasinda bir fark yok. sadece bantlarin boyutlari kucuk. eger cildin hassassa ve agdaya tepki gosteriyorsa o bantlara da gosterebilir.


cimbizla teker teker almak ne risksizi.
0
hot potato
(29.04.20)
(9)

türkiye'de yapılmış animasyon müzik klipleri?

Stoneface
beğendiğiniz örnekler var mıdır?
beğendiğiniz örnekler var mıdır?
0
Stoneface
(27.04.20)
Manganın bir şarkısı vardı. Adını unuttum ama...
0
balik kraker
(27.04.20)
sutlu nescafe
(27.04.20)
Siz sorunca ben de merak ettim, şöyle bir liste buldum: www.hurriyet.com.tr
0
fotrsapka
(27.04.20)
sezen aksu kalasnikof
teoman maca kizi kupa valesi
0
hot potato
(27.04.20)
feridun düzağaç - beni bırakma
redd'in bir klibi vardı galiba tam hatırlayamadım.
0
jepa
(27.04.20)
sutlu nescafe
(27.04.20)
izmitcan
(27.04.20)
kafadanbacakli
(28.04.20)
Manga - Yalan www.youtube.com

Manga - Dursun Zaman www.youtube.com

Yabancı animasyon kısa filmlerin gruplarımız tarafından klipleştirilmesini sayacaksak

Mor ve Ötesi - Uyan www.youtube.com

Badem - Sensiz Kalacak Bu Şehir www.youtube.com

Sagopa Kajmer - Baytar www.youtube.com

Başka aklıma gelirse editle eklerim

Geldi..

Zakkum - Zehr-i Zakkum www.youtube.com

Duman - Belki Alışmam Lazım www.youtube.com

Athena - Kayıp www.youtube.com

Umut Kaya - Mor Yazma www.youtube.com
0
nundu
(28.04.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.